bakteriler.gen.tr https://www.bakteriler.gen.tr Bakteri, Bakteri Hastalıkları Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2018, bakteriler.gen.tr Sat, 24 Oct 2015 00:00:00 +0000 Wed, 19 Dec 2018 00:00:00 +0000 60 Saprofit Bakteriler https://www.bakteriler.gen.tr/saprofit-bakteriler.html Thu, 15 Nov 2018 07:36:41 +0000 Saprofit bakteriler, Çürükçül organizma ya da ölü organik maddelerden beslenerek yaşayan organizmalara saprofit bakteriler denir. Hayvan ve bitki kalıntılarında yaşayan ve onların çürümesine yardımcı olan bakteri t Saprofit bakteriler, Çürükçül organizma ya da ölü organik maddelerden beslenerek yaşayan organizmalara saprofit bakteriler denir. Hayvan ve bitki kalıntılarında yaşayan ve onların çürümesine yardımcı olan bakteri türüdür.

Saprofit bakteriler nerede yaşarlar

Saprofit bakteriler, genellikle bakteri grubunun çoğunu oluştururlar. Beslenmelerini bulundukları ortamdan aldıkları hazır sıvılardan sağlarlar. Islak ve çürük yerle de yaşarlar. Glikoz, vitamin, aminoasit gibi besinleri bulundukları ortamdan alırlar. Saprofit bakteriler dış ortama salgıladıkları enzimleri bitki ve hayvan ölülerini daha basit yolla organik maddelere parçalayarak onların çürümesine yardımcı olurlar. Böylelikle toprağın humusu artmış olur ve kendilerine de besin sağlamış olurlar. Bitki ya da hayvan ölülerinin çürümesi sonucu çeşitli kokular ortaya çıkar. Bu olaya kokuşma denir. Bazı saprofit bakteriler süt, yoğurt, peynir gibi maddelerin mayalanmasında yardımcı olurlar. Saprofitler, dünyada madde devriminde önemli rol oynadıkları için hayatımızın vazgeçilmezleridir. Aslında saprofit bakteriler çürükçüller ile bitki ve hayvan ölülerininden beslenen, doğada bulunan bakteriler olarak ifade edilir.

Saprotrof organizmalar, beslenmelerini cansız olarak yaparlar. Hayvan yada bitki örtüsünün organik bileşiklerini kullanırlar. Bu bakteriler, yaşamlarını sürdürmek üzere bitki ve hayvan ürünleri ya da canlıların boşaltım sistemlerinden meydana gelen maddelerden yararlanırlar. Vücutlarında enzimler oluşturarak üzerinde yaşadıkları organik bileşikleri, hücrelerine alabilecekleri ufak moleküler yapı haline getirerek ve bu maddeyi enerjiye çevirerek kullanırlar. Bu canlı tiplerin genellikle ölü organizmaları kokmuştur ve bu tipler ayrıştırma işlevini yerine getirirler. Bazı saprotrof organizmalar çöplüklerde, atık su yerlerinde, kanalizasyonlarda yaşayarak organik maddelerin sürdürülmesinde, bunların yeşil bitkilerce kullanılması için gübre haline getirilmesinde oldukça etkilidir.

Saprofit bakterilerin görevleri:

  • Bazı yararlı bakteriler ve mantarlar bu canlı türlerindendir.
  • Bu bakteri türleri bir nevi temizlik görev yapmaktadırlar.
  • Toprakta bulunan ölü canlıları ayrıştırma görevinde yer alırlar.
  • Organik atıkları birbirinden ayırarak inorganik maddeler haline getirirler.
  • Termojen bakterilerde ölü canlıları yiyerek çürükçüllerle aynı ortamda yaşarlar.
  • Maya bakterileri de çürükçüller grubundan olup süt ve yoğurdun mayalanmasında önemli etkiye sahiptir.

Ortak yaşayan bakteriler: Bazıları baklagillerin grubunda yaşayan ve azot ayırıcı bakterilerdir. .Havanın azotunu bağlayarak toprağa verirler. Toprağın azot bakımından zenginleşmesini sağlar. Saprofit bakteriler, hayatımızın her anında bize yardımcı olan bakterilerdir. Bunlar hastalık oluşturmaz. Vücudumuz için ve hayatın döngüsünde gerekli olanları büyük titizlikle yerine getirirler.]]>
Enterokok Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/enterokok-bakteri.html Fri, 16 Nov 2018 07:35:50 +0000 Enterokok Bakteri, Canlıların bağırsak florası içinde doğal şekilde yer alan bir bakteri grubu olan enterokok bakteriler, yakın zamana kadar enfeksiyon oluşturma riski en az olan bakteri grubu içinde yer almaktaydı. Toprak, Enterokok Bakteri, Canlıların bağırsak florası içinde doğal şekilde yer alan bir bakteri grubu olan enterokok bakteriler, yakın zamana kadar enfeksiyon oluşturma riski en az olan bakteri grubu içinde yer almaktaydı. Toprak, su, gıda, insan derisi ve sindirim sistemi florasında doğal olarak bulunmaktaydılar. Fakat artan antibiyotik kullanımına paralel olarak dirençli gram pozitif bakterileri arasında yer alıp günümüzde en önemli hastane enfeksiyonu etkenleri arasında yer almışlardır. Yüksek derecelerdeki antibiyotik direnci bu patajenin yoğun antibiyotik kullanılan ortamlarda canlı kalabilmesini sağlamaktadır. Enterokok bakteriler ilk olarak 1980'li yıllarda moleküler tanı ve tiplendirme yöntemlerinin uygulanmaya başlanması ile birlikte tanımlanmıştır. Bugün enterokoklar içersinde tanımlanmış olan 12 farklı tür bilinmektedir. Ülkemizde ise 90'lı yılların sonunda Akdeniz Üniversitesi, Çapa Tıp Fakültesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi hasta dışkılarında enterokok bakterilere rastladıkları olguları bildirmişlerdir. 

Yapılan çalışmalar sonrasında enterokok bakteriden en çok etkilenen kesimin hastane çalışanları olduğu, hastane ortamının bakterinin üremesi ve yayılması için uygun şartları oluşturduğu, bakterilerin sağlık çalışanları ve hastaların sindirim sistemlerine kolonize olduğunu ortaya çıkarmaktadır. 

Enfeksiyonlardan sorumlu olan 2 tür enterokok bakteri tanımlanmıştır; bunlar, enterococcus faecalis ve enterococcus faecium'dur. Enfeksiyona neden olan bu bakteriler bulunma sıralarına göre yetişkin bireylerde sindirim sisteminde, üreme organları boşluklarında, vajina, safra kesesi ve idrar yolları kanallarında bulunurlar. Batıniçi enfeksiyonlar ile pelvik ve üriner sistem enfeksiyonlarının direkt sorumlusudurlar. Birçok antibiyotiğe karşı dirençli olmaları ve aynı zamanda yeni antibiyotikler karşısında çok çabuk direnç geliştirebilmeleri yüzünden bazı durumlarda tedavi edilemezler. 

Enterokok bakterilerin neden olduğu klinik enfeksiyonlar; Üriner sistem enfeksiyonlar, Bakteriyemi ve endokardit, intraabdominal ve pelvik enfeksiyonlar, yara ve yumuşak doku enfeksiyonları, menenjit, solunum yolu enfeksiyonları ve neonatal sepsis

Enterokok bakteri tanı koyma; Enterokok türlerin tanısını koyabilmek için biyokimyasal ve fizyolojik testler yapılmaktadır. Her farklı tür için farklı bir kimyasal analiz yapılan bir test mevcuttur. Enterokok bakteri enfeksiyonlarını tespit etmek için yapılan genetik ve moleküler testler içinde PGFE en güvenilir metot olarak tanımlanmıştır. Enfeksiyona yol açan enterokok bakteri türünün tanımlanmasının ardından yapılan duyarlılık testleri ise şöyledir; Kalitatif testler, Disk Difüzyon testi; Kantitatif tastler, agar dilüsyon yöntemi, sıvı dilüsyon yöntemi; E testi, ALAMAR sistemi 

]]>
Bakteri Türleri https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-turleri.html Fri, 16 Nov 2018 10:09:01 +0000 Bakteri Türleri, Bakteriler tek hücreli olan mikroskobik canlı türleridir. Hayvanlar ile bitkiler arasında başka bir canlı kategorisi oluşturur. İnsanlarda, doğada, hayvanlarda, toprakta, bitkilerde, suda ve havada oldukça faz Bakteri Türleri, Bakteriler tek hücreli olan mikroskobik canlı türleridir. Hayvanlar ile bitkiler arasında başka bir canlı kategorisi oluşturur. İnsanlarda, doğada, hayvanlarda, toprakta, bitkilerde, suda ve havada oldukça fazla bakteri vardır. Bakteriler klorofilsiz ve çekirdeksiz bir ve altı mikron büyüklüğünde olan ve çıplak göz ile görülemeyecek kadar küçük canlı türleridir. 

Öbakteriler
Yunanca ''eu'' doğru ile iyi ''bakterion'' yani çubuk kelimelerinden türetilmektedir. Öbakteri çeşitleri dünyada daha çok ekstrem yerler dışında düşünülen ortamlarda daha çok yaşarlar. 

Spiral Bakteriler (Spirullum)
Oldukça uzun bir eksen çevresinde helezoni şekilde sarılmış bir vücuda sahip olan bükülebilir (fleksible) ile uzun eksen çevresinde dönerek hareket eder. Uzunluk sarmal miktarı ile sarmal yüksekliği ise çeşitler içinde değişkenlik gösterir. Örnek verilecek olur ise frengi rahatsızlığına sebep olan ''Treponema pallidum'' çeşidini örnek verebiliriz. 

Arkeabakteriler 
1970 yılların sonunda keşfedilmiş olan arkeabakteri çeşitleri birçok biyoloğu fazlası ile şaşırtmıştır. Bu bakteri türleri çok ekstrem yerlerde yaşamlarını sürdürürler. Örnek olarak da anaerobik, metanojenik arkeabakteri (methanogenic archaebacteria) yerlerde yaşarlar. Metabolizma sonrasında da metan üretmektedir. Arkeabakteriler büyük baş hayvanların karın bölgelerinde yaşarlar. Bu tür hayvanların salgılamış oldukları bağırsak gazlarından da haberdar ve sorumlu olan bu bakteri çeşididir. Ekstrem derecede halofilik arkeabakteriler (Halophilic archaebacteria) ise tuz oranı en fazla olan yerlerde yaşar. Halo Yunancada ''tuz'' anlamına gelir. Termoasidofilik arkeabakteriler de oldukça yüksek ısıya sahip olan asit gölünde yaşar. Bu tip yerlerde ısı tam yüz derecenin üstünde pH seviyesi ise tam iki seviye olur. 

Beslenmelerine Göre Bakteriler
Bazı bakteri türleri ototrof olup kemosentez yada fotosentez yapmaktadırlar. Örnek olarak da siyanobakteri türleri verilebilir. Bu bakteri türlerinin bir çoğu ise heterotrof olarak parazit yada saprofit olarak yaşamlarını sürdürürler. 

Virgül Şeklinde Olan Bakteriler
Flagella adı verilen (kamçı) ile beraber yaşarlar ve virgül şekline benzerler. 

Boyanmalarına Göre Bakteriler
Gram boyası kullanılarak boyanan bu bakteriler mor ve mavi renk vermekte olan bakterilere gram (+) turuncu ve kırmızı renk veren bakteri türlerine ise gram (-) bakteriler denmektedir. Çok farklı renklerin meydana gelmesi ile hücre çeperinin özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Gram (+) bakteri türleri kalın yapılı peptidoglikandan meydana gelmiş tek bir katmana sahip olan çeper iken, gram (-) bakteri türlerinde ise iki tane ince katmanlı olan (ilk tabaka protein ile karbonhidratlar, ikinci tabaka ise yine aynı şekillde peptidoglikandan oluşmak üzere hücre çeperleri vardır. 
]]>
Bakteri Ve Virüsler https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-ve-virusler.html Fri, 16 Nov 2018 22:57:47 +0000 Bakteri ve virüsler, denildiğinde ilk aklımıza gelen şey bunlardan gelen hastalıklardır. Virüs denildiğinde ilk akla zehir gelir. İlk olarak virüs bilinmezken virüsün oluşturduğu hastalıklar bakterilerden meydana geldiği sanı Bakteri ve virüsler, denildiğinde ilk aklımıza gelen şey bunlardan gelen hastalıklardır. Virüs denildiğinde ilk akla zehir gelir. İlk olarak virüs bilinmezken virüsün oluşturduğu hastalıklar bakterilerden meydana geldiği sanılmıştır. Virüslerin enzim ve sitoplazma sistemleri yoktur. Bu nedenden dolayı virüsler zorunlu parazitlerdir. Virüslerin üremesi için konak hücreye ihtiyaçları vardır. Virüsler protein sentezleyemez ve ribozomları yoktur. Virüsler hücrenin içinde canlıdır fakat hücre dışında ise cansızdırlar. Virüsler antibiyotik gibi ilaçlardan etkilenmezler. Virüsler çok küçüktürler. Kendi metabolizmaları yoktur. Tek başlarına üreyemezler. Girdikleri hücreyi zorlayarak yeni virüsler üretmeye çalışırlar. Virüslerin yok olması radyasyon, kurutma, yüksek sıcaklık ve kimyasal yollarla mümkündür. Virüsün neden olduğu hastalıklar vardır. Bunlar;
  • Soğuk algınlığı hastalığı
  • Kızamıkçık
  • AİDS
  • Kızamık
  • Akut bronşit
  • Grip
  • Larenjit ve otitin
  • Viral hepatit
Bakteriler, her yerde olan canlılardır. Genelde sularda ve organik atıkların çok bulunduğu yerde yaşarlar. Tek hücrelilerdir. Kloroplast, mitokondri, endoplazmik retikulum gibi organelleri yoktur. Hücre zarı, RNA, stoplazma, DNA bakterilerin temel yapılarını oluşturur. Bakterilerin bazıları kamçıları ile hareket ederken bazıları da kamçıları olmadığı için pasif hareket edebilirler. Tek kaçımlı, bir demet kaçımlı, çok kaçımlı ve kamçısız olarak bakteriler gruplandırılır. Bakteriler vücutta hastalık yaparlar. Bunlar;
  • Yara enfeksiyonları
  • Pnömoni
  • Larenjit ve otitin
  • Bakteriyal menenjit
Bakteri ve virüsler arasındaki fark: Bakteriler virüslerden daha büyü olduğu için normal bir mikroskop yardımı ile görünebilir fakat virüsler elektron mikroskobu ile görünebilir. İnce bir filtreden bakteriler büyüklükleri neden ile geçemezken virüsler bu filtreden rahatça geçebilirler. Bakterilerin çoğalması için canlı bir hücreye ihtiyacı yokken virüslerin vardır. Virüsler antibiyotik gibi ilaçlarla ölmezken bakteriler bu tür ilaçlarla ortadan kaldırılabilir. 

Bakteri ve virüslerden korunma yolları nelerdir
İlk temel kural ellerin temiz bir şekilde yıkanması ve kurulanmasıdır. Sık sık yıkanan elde bakteri ve virüs çok bulunmaz. Tek kullanımlık kağıtlarla da eller iyice kurulanmalıdır. İkinci kural ise evlerin ve çalışılan ortamın temiz olması ve hijyen kurallarına uygun bir şeklide temizlenmesidir. Herkesin çok sık kullandığı anahtarlar, düğmeler, telefon gibi ortak kullanılan eşyalar sık sık temizlenmelidir. Üçüncü kural ise grip aşısı önlemi almaktır. Öksürük gibi durumlarda ağız kapatılmalı bakteri ve virüsler bu yolla diğer kişilere bulaşmamalıdır. Dördüncü kural ise hasta olan kişilere çok yaklaşılmamalıdır. Emzirme döneminde bebek sık sık emzirilmelidir. Çünkü anne sütü bebeği bakteri ve virüslerden korur. Son kural ise sigara içen ve içilen yerlerden uzak durmaktır. Çünkü bu tür ortamlarda bakteri ve virüs çok fazla bulunmaktadır. 
]]>
Bakterilerde Üreme https://www.bakteriler.gen.tr/bakterilerde-ureme.html Sat, 17 Nov 2018 04:49:03 +0000 Bakterilerde üreme, bakteriler suda, havada, toprakta, canlılarda bulunan ve hastalılara yol açan, bölünebilen tek gözeli canlılardır. Bakteriler mikroskop yardımı ile görünebilen canlılardır. Çıplak gözle görülemeyecek kad Bakterilerde üreme, bakteriler suda, havada, toprakta, canlılarda bulunan ve hastalılara yol açan, bölünebilen tek gözeli canlılardır. Bakteriler mikroskop yardımı ile görünebilen canlılardır. Çıplak gözle görülemeyecek kadar da küçüktürler. Hastalık yapan bakteriler maya bakterileri, azot bakterileri ve çürütücü bakterilerdir. Yüksek sıcaklıkta bile yaşayabilirler.  Bakteriler bölünerek çoğalırlar. Üremeleri bu şekilde meydana gelir. Bakteriler birçok hastalığa neden olurlar. Bu tür hastalıklardan korunmak için insanlar ellerini sık sık yıkamalı ve temiz ve kuru bir kağıtla kurulanmalıdır. Ortak kullanılan eşyalar, yaşadıkları ev ve çalıştıkları ortam temiz olmalı ve sık sık temizlenmelidir. Öksürürken ve hapşırırken ağız bir peçete ile kapatılmalıdır. Sigara içilen ortamlardan uzak durmak gerekir. Bu tarz ortamlarda bakteriler çok çabuk bulaşabilir.

Bakterilerde bölünerek çoğalma: 

Bütün bakteriler bölünerek ürerler. Sıcaklığın, suyun ve besin maddelerinin uygun olduğu her ortamda rahatça ve hızlı bir şekilde ürerler. 20 dakikada bir bölünme gerçekleşebilir. Bu şekilde de giderek artmaya başlarlar. Fakat bu artış sürekli olmaz. Çünkü besin değeri biter ve sıcaklık artar. Bu durumlar bakteri için uygun olmazsa artış bozulur. Bakteriler ölmeye başladığında sayıda artış yerine azalma görülür. Bakterilerde ki bölünme Mitoz'a benzer. Belli bir kromozom sayısı ve çekirdek zarı olmadığından dolayı tam olarak bir mitoz değildir. 

Bakterilerde sporlanma: 

Bakterilerin yaşadıkları ortamın şartları bozulduğunda endespor oluşturarak kötü şeyler geçirirler. Kalıtım meteryalin, az sayıda bir sitoplazmayla beraber, sert bir çeperle çevrilmiş haline endospor denir. Bakterilerin yaşadıkları ortam normale döndüğünde çeper çatlar ve endospor gelişerek normal bakteriyi meydana getirir. Metabolik faaliyetler endesporlar da minimum seviyededir. Bakteriler bu şekilde uzun yıllar yaşayabilir. Yüksek sıcaklıktan, donmadan, kuraklıktan, besinsizlikten etkilenmezler. 60 yıl yaşayan canlı sporlar vardır. Bazı bakteriler 100 derece sıcaklıkta hemen ölürken, endosporlar 120 derecede 20 dakika kaldıklarında ölürler. Sıcak ve soğuk ortamlara dayanıklı bakterilerdir. Bir bakteriden bir çok endospor oluşabilir. 

Bakterilerde eşeyli üreme: 

Bakteriler çok hızlı bir şekilde bölünerek üreyebilirler, olumsuz durumlarda da endospor olarak geçirirler, bunlara rağmende eşeyli üreme gerçekleştirebilirler. DNA yapısı farklı iki tane bakteri yan yana gelirler ve aralarında geçici bir süreliğine bir zardan köprü oluştururlar. Oluşturdukları bu köprü sayesinde DNA parçalarını değiştirirler. Daha sonra ayrılarak bölünmeye devam ederler. Bu üremede döllenme ve gamet oluşumu yoktur. Bakteriler diğer canlılara göre çok kolay bir şekilde mutasyona uğrayabilirler. Mutasyonlar zararlı ve öldürücüdür fakat bazen bakterilerde olumlu sonuç veren faydalı mutasyonlar vardır. 
]]>
Et Yiyen Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/et-yiyen-bakteri.html Sun, 18 Nov 2018 04:20:15 +0000 Et Yiyen Bakteri, (Nekrotizan Fasilit) bakterilerin ortaya çıkardığı bir enfeksiyon çeşitidir. Kısa süre içerisinde cilt, yağ ve kasları örten dokuyu yok edebilecek bir yapıya sahiptir. Et yiyen bakteri hastalığın Et Yiyen Bakteri, (Nekrotizan Fasilit) bakterilerin ortaya çıkardığı bir enfeksiyon çeşitidir. Kısa süre içerisinde cilt, yağ ve kasları örten dokuyu yok edebilecek bir yapıya sahiptir. Et yiyen bakteri hastalığının bir diğer ismi ise nekrotizan fasilittir. Bu hastalık bütün organlarda gerçekleşebilir ancak cinsel organlarda oluştuğunda bu hastalığa Fournier Kangreni adı verilmektedir.

Et yiyen bakteri hastalığı oldukça nadir bir hastalıktır ancak bir o kadar da ciddi bir hastalıktır. Bu enfeksiyona yakalanan kişilerin %25’inin ölümüne neden olmaktadır.

Et Yiyen Bakteri Hastalığına Yakalanma Riskini Arttıran Faktörler Nelerdir

  • Zayıf bağışıklık sistemine sahip olmak,
  • Şeker, karaciğer, kanser veya böbrek hastalıkları gibi kronik herhangi bir hastalığınız var ise,
  • Ameliyat sonrası yaraları da dahil yaranız bulunuyorsa,
  • Yakın zamanda suçiçeği gibi döküntüye neden olan viral enfeksiyon geçirmiş iseniz,
  • Vücudun bağışıklık sistemini düşüren steroid ilaçlar kullanıyor iseniz,
  • Et yiyen bakteri hastalığına yakalanma riskiniz diğer kimselere göre artmaktadır.

Et Yiyen Bakteri Nedenleri Nelerdir

Et yiyen bakteri hastalığına birkaç çeşit bakteri neden olmaktadır. Bu bakterilerden bir kaçı streptokok boğaz ağrısı ve impetigo gibi bazı enfeksiyonlara da yol açmaktadır. Genelde bu bakteriler hafif enfeksiyonlara neden olmaktadır ancak nadir de olsa tehlikeli vakalara da neden olabilmektedir. Şu sebepler ile enfeksiyon geçirebilirsiniz:

  • Böcek ısırıkları,
  • Yanık, kesik gibi yaralardan bakterilerin deri altına girmesi,
  • Deniz suyu, çiğ tuzlu su balığı ve çiğ midye ile yaraların temas etmesi,
  • Karın bölgesinde yer alan yaralar, ameliyat yaraları veyahut tümör,
  • Kaslarda zorlanmalar veya berelenme
  • Et yiyen bakteri hastalığına neden olan bakteriler öpüşme, yaraya dokunma gibi yakın temaslar ile bulaşabilmektedir.

Et Yiyen Bakteri Belirtileri Nelerdir

Et yiyen bakteri hastalığının belirtileri yaralanma olduktan sonra aniden başlamaktadır. Eğer 24-36 saat içerisinde iyiye gittikten sonra aniden kötüleşen bir ağrınız var ise derhal tıbbi müdahale görmeniz gerekebilir. Diğer et yiyen bakteri belirtileri şunlardır:

  • Kızarık, şişmiş, normal vücut ısısından daha sıcak deri,
  • Ürperme ve ateş
  • Mide bulantısı ve kusma
  • İshal

Enfeksiyon oldukça hızlı yayılır ve hızlı bir şekilde hayati risk taşıyacak noktaya gelebilmektedir. Şok geçirebilirsiniz, kangrene neden olabilir. Organ yetmezliği ve ölüme neden olabilir.

Et Yiyen Bakteri Tedavisi Nasıldır

Et yiyen bakteri hastalığında erken teşhis, tedavinin en önemli noktasıdır. Ne kadar erken tedavi başlar ise ölümden, organ kaybı gibi ciddi zararlardan o kadar korunma şansınız artmaktadır. Yoğum bakım tedavisi görme ihtimaliniz bulunmaktadır. Et yiyen bakteri tedavi şunlardır:

  • Yoğun bakım
  • Ameliyat
  • İlaçlar
  • Şok
  • Hiperbarik oksijen tedavisi

]]>
Flora Bakterileri https://www.bakteriler.gen.tr/flora-bakterileri.html Sun, 18 Nov 2018 21:01:13 +0000 Flora Bakterileri, organizmada yerleşik halde bulunan faydalı bakterilerdir. İnsan bağırsaklarımızda, vücuttaki toplam hücre sayısının 10 katı kadar faydalı bakteri yaşar. Flora Bakterileri Nasıl Flora Bakterileri, organizmada yerleşik halde bulunan faydalı bakterilerdir. İnsan bağırsaklarımızda, vücuttaki toplam hücre sayısının 10 katı kadar faydalı bakteri yaşar. 

Flora Bakterileri Nasıl Oluşur

Doğum sırasında, bebeklerde bakteri bulunmaz, sterildirler. Doğum kanalından geçiş anından itibaren doğum kanalından alınan bakteriler ile faydalı bakteriler oluşmaya başlar. Bu yüzden normal doğumla doğan bebekler, sezaryenle doğan bebeklere oranla faydalı bakteriler daha erken ve daha zengin olarak tanıştıklarından daha dirençli olacaklardır.

Yine aynı şekilde, anne sütü de faydalı flora bakterilerini arttırır. Anne sütü prebiyotik yani faydalı bakterilerin gelişimi ve çoğalması için uygun bir ortam hazırlar. 

Faydalı mikropların oluşması için, öncelikle mikroplarla temas etmek gerekir. Flora bakterilerinin büyük çoğunluğu, yenidoğan döneminde vücuda yerleşir. Yenidoğan döneminde bebeği emziren annenin doğal gıdalarla beslenmesi, faydalı bakterilerin gelişimi açısından önemlidir.

Kullanılan antibiyotikler, flora bakterilerinin sayısını ve çeşitliliğini etkiler ve dengesini bozar. Yine beslenme yetersizlikleri de bu bakterileri olumsuz yönde etkiler. Mineral ve vitamin açısından zayıf, lif oranı düşük besinleri yoğun olarak tüketmek ve yeteri kadar protein almamak da flora bakterilerinin sayılarını azaltır. 

Flora Bakterileri Nasıl Kaybedilir

Özellikle pastörize edilmiş hazır sütler ve homojenize yoğurtlar yüksek basınç altında ısıya maruz kaldığı için besleyiciliklerini yitirirler.  Vücut için değeri olmayan faydasız besinlere dönüşürler. Faydalı bakterileri korumak için evde yapılan yoğurtlar tavsiye edilmektedir.

Alınması gereken temel gıda maddeleri, mineral ve vitaminlerin alınmaması, flora bakterilerinin dengesini bozar. 

Henüz 70 senedir kullanımda olan antibiyotikler, kontrolsüz ve yersiz tüketilmeleri nedeniyle faydalı bakteri dengesini alt üst etmiştir. Gereksiz antibiyotik kullanılmaması, reçetesiz verilmemesi ve doktorların da bu ilaçları kolayca yazmaması gerekir. 

Sebze ve meyveler mikroptan arındırılmamıştır ve doğru olan da budur. Gıdalarla vücuda faydalı bakterileri de alınır ve bu bakteriler, zararlı mikropların vücuttan uzak tutulmasına yardımcıdır. Fakat hijyen takıntısı nedeniyle, faydalı bakteriler yok edilmektedir.

GDO’lu besinlerin flora bakterilerinin dengesini bozduğu kesindir.

Mide asidindeki oluşan dengesizlikler, sindirimi ve dolayısıyla flora bakterilerinin dengesini bozar. Ufak şikâyetlerde hemen mide asidi üzerine etkili ilaçlara başvurmak, faydalı bakterilerle ilgili sorunlara yol açar. 

]]>
Pylori Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/pylori-bakteri.html Mon, 19 Nov 2018 02:27:54 +0000 Pylori Bakteri, mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, mikroaerofilik bir bakteri türüdür. Yerleştiği bölgede kronik enflamasyona sebep olur. Bunun sonucunda mide ülseri, duodenum ülseri ve mide kanseri gelişeb Pylori Bakteri, mide ve duodenum'um çeşitli alanlarında yerleşen, mikroaerofilik bir bakteri türüdür. Yerleştiği bölgede kronik enflamasyona sebep olur. Bunun sonucunda mide ülseri, duodenum ülseri ve mide kanseri gelişebilir.

Birçok durumda herhangi bir semptom gözükmez. Bazı durumlarda ise mide ve duodenal ülserler de dahil olmak üzere ciddi problemlere yol açabilir. Ülserlerin çeşitli semptomları olabilir ya da hiçbir semptom gözükmeyebilir. Sıkça; ağrı veya sız, şişlik, çok az yemek yedikten sonra bile doyma hissi, duodenal ülserlerdeyse tersine yemekten hemen sonra acıkmak ve geceleri açlık ağrıları ile uyanma, bulantı, kusma, iştah eksikliği, koyu renkli gayta görülebilir. Kanamalı ülserler yorgunluk hissi ve düşük kan sayımına sebep olabilir.

Pylori Bakteri Genel Yapısı,

Pylori Bakteri; spiral yapıda, yaklaşık 3 mikrometre uzunluğunda ve 0.5 mikrometre çapındadır. Solunumu oksijenlidir ama atmosferdeki oksijen oranı yaşayabilmesi için  gerekenden çok fazladır. oksijen oranı daha düşük ortamlarda üreyebilir, bu yüzdeb bu bakterilere mikroaerofilik  yani %1'den az oksijenli ortamda yaşayabilen bakteri denmektedir.

Pylori Bakteri Teşhis,

Pylori Bakterinin neden olduğu enfeksiyonun teşhisi genelde dispeptik semptomlara ve enfeksiyon testlerinin sonucuna göre konur. Bakterinin antikorlarının varlığını saptamak için kan testi, dışkıda antijen testi, ya da üre-nefes testi ile pylori enfeksiyonun varlığı tespit edilebilir. Ayrıca enfeksiyonu saptamak için daha güvenilir yollar; mideden doku almak yoluyla hızlı üreaz testi, mikrobiyal kültür ve histolojik incelemedir. Elbette biyopsi yönteminde dahil olmak üzere tüm yöntemlerde hata payı vardır. 

Pylori Bakteri Önleme,

Pylori Bakteri üst gastrointestinal hastalıklarının en sık görülen sebebidir. Bu enfeksiyonun eradikasyonu gastrit, dispepsi, peptik ülser semptomlarını azaltır ve belki de mide kanseri bu sayede önlenecektir. Bakterilerin Antimikrobiyal direnç geliştirmesi yüzünden önleme stratejilerine ihtiyaç artmaktadır. Fareler üzerinde yapılan aşı çalışmaları umut vericidir. Geliştirilen intramusküler bir aşının klinik çalışmaları sürmektedir.

Pylori Bakteri Tedavi,

Pylori Bakterinin keşfedildiği 1982'den önce alkol, sigara, asit, kafein, baharatlı yiyecekler ve stres ülserin nedenleri olarak kabul edilmekteydi. O dönem tedaviler semptomları azaltmakla birlikte, enfeksiyon ortadan kaldırılmadığı için kalıcı bir çözüm oluşturmuyordu. Bugün ülserlerin büyük bir kısmının nedeni olduğu bilinen Pylori Bakteriye karşı uygun antibiyotik kullanımı ile hastaların çoğunda başarılı olunmakta ve ülserin yeniden oluşma olasılığı azaltılmaktadır.

Dünya nüfusunun yarısına yakını Pylori Bakterisini taşımaktadır. Uzun süre gözden kaçırılan bu bakteri, neredeyse tüm gastrit ve ülser vakaları ile bazı mide kanserlerinin ardında yatan nedendir. Ancak yıllarca çektikleri mide rahatsızlığının kaynağından habersiz yaşayan pek çok kişi yararını çok fazla görmedikleri anti-asit ilaçları kullanmaktaydı.

Bu gün ülser uygun antibiyotik tedavisiyle çoğunlukla bir haftada içinde bütünüyle ortadan kaldırılabilmektedir.

]]>
Rhizobium Bakterileri https://www.bakteriler.gen.tr/rhizobium-bakterileri.html Tue, 20 Nov 2018 00:19:42 +0000 Rhizobium Bakterileri: çubuk biçiminde, gram negatif, umumi şekilde, aerobik metabolizmaya sahip olmakla birlikte, çok düşük oksijen ortamında dahi gelişim gösteren bakterilerdir. Rhizobium, baklagillerle ortak yaşam sürerek, Rhizobium Bakterileri: çubuk biçiminde, gram negatif, umumi şekilde, aerobik metabolizmaya sahip olmakla birlikte, çok düşük oksijen ortamında dahi gelişim gösteren bakterilerdir. Rhizobium, baklagillerle ortak yaşam sürerek, azot biriktirmeye yarayan bakteri grubu olarak isimlendirilir.

Rhizobium Bakterilerin İşlevi: 

Bu bakteriler havadan azot alır, albüminoite dönüştürür; baklagiller familyası bitkisi bunu emer, karşılığında ise bakterinin glüsit gereksinimini karşılar. Rhizobium bakterileri gelişim sıcaklığı asgari 25-30 derece, gelişme PH'leri 6-7 arasıdır.  Rhizobium Bakteriler, Rhizobiaceae familyası gillerdendir. Bu bakteriler genetik olarak değişik, fizyolojik olarak ise heterojen bir grubu oluşturur. Rhizobium türüne giren bakterilerin ayrılası henüz tamamlanamamıştır. Asıl ayrım olanı, baklagiller çeşidinde nodül oluşturma becerisidir. Rhizobium Bakterilerinin farklı baklagiller ile nodül oluşturmaları, başka bir deyişle, bakteri cinslerini enfekte etme hususiyeti spesifiktir. Toprak bakterileri, Legiminosae ailesine bağlı olan bitkilerin köklerinde var olan yumrular içerisinde yaşarlar. Baklagiller bitkisi bakterilerde var olan bu nitrogenli bileşiklerin nitrogeninden yararlanır. Bakteriler de kendileri için lazım olan kimi organik maddeleri, bitki usaresinden alırlar. Baklagillerin yetiştiği toprakta Rhizobium bakterileri bulunduğu zaman, bunlar köklere tesir ederek, baklagiller bitkisinin havada bulunan azotu bağlamasını temin eder. Bu şekilde olan, bitki kökleri içerisinde yumrular bulunmaktadır. Bu bakteriler yıllık olarak, dönüm başına 15-20 kg kadar saf azot bağlayabilmektedir.

Rhizobium Bakteri Ve Simbiyotik Yaşam: 

Rhizobium bakteri baklagillerle simbiyotik olarak yaşayıp, toprağa fikse yaptıkları azot miktarı ortalama olarak 200 kg/ha/sene. Bu oran; baklagiller bitkisi iyi bir gelişim gösterdiği takdirde, azot fikse yapma şiddeti yüksek şuş ve simbiyotik hayata girerse toprak azotlu gübre açısından eksik ise, 500 kilo/ha/sene değerine kadar çıkmaktadır. Simbiyotik hayat, iki canlının bir arada yaşaması ve her ikisinin de birbirinden faydalanmaları manasına gelir. Bu nedenle Rhizobium Bakterileri baklagiller bitkisi ile ancak birlikte yaşadıkları ve bir araya geldikleri zaman azot fikse edebiliyor ve bu işlemi yapabilmeleri için toprak içinde kullanılabilir azot oranın, çok düşük olması gerekir. azot fikse eden bakteriler ve simbiyotik yaşam üç gruba ayrılır;

  • Baklagiller bitki kökünde yaşayan bakteriler,
  • Bazı bitki yaprakları üstünde yaşayan bakteriler,
  • Baklagiller olmayan bitki kök ve üzerinde yaşayan bakterilerdir.

Rhizobium Bakteri Çeşitleri: Aşağıda yer alan Rhizobium bakteri türleri baklagilleri enfekte edip nodül oluşturur. Buna göre; 7 çeşit  bakteri vardır.

  • Rhizobium phaseoli: Fasulye
  • Rhizobium leguminosarum: Mercimek, bezelye,
  • Rhizobium meliloti: Yonca
  • Rhizobium cicer: Nohut
  • Rhizobium japonicum: Börülce,  soya ve yer fıstığı
  • Rhizobium lupini: Bakla
  • Rhizobium trifoli: Üçgül

]]>
Bakteri Yapısı https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-yapisi.html Tue, 20 Nov 2018 23:59:40 +0000 Bakteri Yapısı: Bakteriler bağımsız olarak yaşayabilen küçük  organizmalardır. Prokaryot  olan hücre yapıları ve boyutları ile diğer mikroorganizmalardan ayrılmaktadırlar. Bakteriler yapısı ortalama olarak 0, Bakteri Yapısı: Bakteriler bağımsız olarak yaşayabilen küçük  organizmalardır. Prokaryot  olan hücre yapıları ve boyutları ile diğer mikroorganizmalardan ayrılmaktadırlar. Bakteriler yapısı ortalama olarak 0, 5-2 µm boyutundadır. Bakterilerin bu sahip oldukları boyutları cinslerine ve türlerine göre farklılar göstermektedir. Büyük bakteriler genel olarak saprofit olarak bulunmaktadırlar. Prokaryotik olan hücreler bakterilerin yapılarında kendilerine özgü bir hücre bulunmaktadır. Bakteriler optik incelemede görülmeleri sadece ışık mikroskobunun sahip olduğu büyütme ile rezolusyon yeteneği sınırlarında yer olan 500-1000 defa büyütmelerine olanak sağlamaktadır. Bilindiği üzere bakterilerin büyüklüğüne sahip olan objelerde kontrast çok az olmaktadır.Kontrastın arttırılmasına yönelik olan yöntemler faz kontrast ve karanlık alan mikroskopiklerdir. Yapılan her iki yöntemde hücrelerin canlı bir biçimde incelenmesine olanak sağlamaktadır. Kontrastın arttırılabilmesi için uygulanacak olan yöntemler kimyasal boyama yöntemleridir. Genel özellikler monera alemini oluşturacak olan prokaryot canlıların en yaygın ve en fazla bilinen grubu bakteriler gurubudur. Bakteriler o kadar yaygındır ki bugün yaşadığımız dünyada bakterinin bulunmadığı hiç bir yer yoktur diyebiliriz. En fazla sularda ve organik atıkların bol bulunduğu yerlerde yaşamaktadırlar. Bununla birlikte, -90 0C buzullar içinde ve +80 0C kaplıcalarda yaşayan bakteri türleri bile vardır. Hava ve su damlacıkları ile beraber çok uzak mesafelere taşınabilirler.

Bakterilerin yapısında tüm hayatsal olayların gerçekleştiği en basit canlı türüdür. Hepside mikroskobik ve tek hücrelidir. Büyüklükleri ökaryotik hücrelerin mitokondrilerin büyüklüğü kadardır. Hücre yapısı ise prokaryot oldukları için zarla çevrili çekirdek, mitokondri, golgi, kloroplast, endoplazmik retikulum, gibi organelleri yoktur. Ribozom bütün bakterilerin temel organelileridir. DNA, RNA, sitoplazma, canlı hücre zarı yine bütün bakterilerin temel yapısını oluşturmaktadır. Bunlara ek olarak tüm bakterilerde hücre, cansız olan bir çeperle (murein) sarılıdır. Çeperin yapısı, ise bitki hücrelerinin çeperinden çok farklıdır. Selüloz içermez. Bazı bakterilerde ise hücre çeperinin dışında  kapsül bulunmaktadır. Bu kapsül ise bakterinin direncini ve hastalık yapabilme patojen olma özelliğini artırmaktadır. Bazı bakterilerin  kamçıları ile aktif hareket ederken, bazıları da kamçıları olmadığından dolayı ancak bulundukları ortamla birlikte pasif hareket edebilirler. Buna göre bakteriler, tek kamçılı, kamçısız, çok kamçılı, bir demet kamçılı, iki demet kamçılı ve olarak gruplandırılır. Bazı bakterilerin yapısında mezozom denilen zar kıvrımları bulundurur. Burada oksijenli solunum enzimleri olan (ETS enzimleri) bulunur. Oksijenli solunum yapan, fakat mezozomu bulunmayan bakteriler ise solunum zinciri enzimleri olan hücre zarına tutunmuş olarak bulunurlar. Bakterilerde genel yapının % 90'ı sudan oluşur. suda çözünmüş maddeler hücre zarından giriş ve çıkış yaparlar. DNA'lar sitoplazmaya serbest bir şekilde dağılmıştır. Bakterilerin yapısı ökaryot hücrelere göre daha fazla ve daha ufak ribozom içerirler. bu sayede de protein sentezleri çok hızlı olur. 

]]>
Bakteri Genetiği https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-genetigi.html Wed, 21 Nov 2018 14:08:04 +0000 Bakteri Genetiği; Tüm canlılar kalıtsal özelliklerini genetik aktarma yolu ile yeni nesillere devrederler. Bakteriler de DNA yolu ile genetik aktarımda bulunan canlı türleridir. Bakteri DNA'sı çift zincir yapıdan oluşan ve çevre Bakteri Genetiği; Tüm canlılar kalıtsal özelliklerini genetik aktarma yolu ile yeni nesillere devrederler. Bakteriler de DNA yolu ile genetik aktarımda bulunan canlı türleridir. Bakteri DNA'sı çift zincir yapıdan oluşan ve çevre şartlarına çok hızlı bir şekilde uyum sağlayabilen bir yapıya sahiptir. Bugüne kadar genetiği üzerine en çok çalışma yapılan bakteri türü E. Coli bakterisidir ve bilinen 4300 geni vardır. Çekirdek zarı olmadığı için merkezde bulunan bir genom ve plazmid adı verilen az sayıda gen geçişini sağlayan bir DNA molekülü vardır. Plazmidler bakteri içinde DNA'dan bağımsız olarak DNA segmenti olarak yer alırlar. Bakteri genetiği içinde yer alan bu yapı bulundukları ve aktarıldıkları bakteriye yeni biyolojik yapı ve fonksiyon özelliklerini kazandırabilirler. Örneğin, ilaçlara karşı direnç sağlama konusunda sürekli kendilerini geliştirerek yeni nesil bakterilerin daha dirençli olmasını sağlarlar. Çeşitli karbonhidratların fermantasyonunda yer alabilirler. Plazmidler DNA'dan farklı olarak bir bakteri de kendiliğinden oluşmazlar, başka bakterilerden aktarılırlar. Bu yüzden de bakteri genetiği içinde DNA'lar kadar önemli olan diğer yapı Plazmidlerdir. Bulundukları bakteriden kendi kendilerine kaybolabildikleri gibi deneysel yollarla da bakteriden ayrılabilirler. Yararlı bir bakteriye bulaşmış olan zararlı bakteri plazmidi temizlenerek bakteri iyi huylu haline geri çevrilebilir. Bakteri genetiği bu yüzden son yıllarda üzerinde çalışmaların yoğunlaştığı bir alan olmuştur. 

Bakterilerin 3 yolla genetik aktarımda bulundukları varsayılır. Bunlar, Transformasyon, Transdüksiyon ve Konjukasyondur. 
  • Transformasyon; Bakterinin içinde bulunduğu çevre içinden bir DNA alarak genetik yapısında bir değişikliğin meydana gelmesi. Bu yeni alınan genin genoma dahil olarak kendi özelliklerini ortaya çıkarması. 
  • Transdüksiyon; Bir konak içinde yer alan bakterinin bir diğerine bakteriyofaj yoluyla genetik bilgi taşıması transdüksiyon olarak adlandırılır. Faj yoluyla taşınan bilgi, bilgiyi alan bakteriyi parçalar yeni DNA oluşurken eski bakterinin genomundan bir parça yeni DNA'ya eklemlenir. Transdüksiyon kendi içinde 3 farklı yolla gerçekleşmektedir. Bunlardan ilki Generalize, ikincisi Özel ve sonuncusu da Abortif transdüksiyondur. Fakat hepsinde alıcı bakteri verici bakteriye aynı DNA segmentini ve aynı özelliği taşır. 
  • Konjukasyon; İki bakteri arasında sitoplazmik bir köprü ile DNA aktarımı yapılıyorsa bu konjukasyon olarak tanımlanır. Konjukasyonda aktarılan plazmidler yaklaşık olarak her seferinde 25 gen taşırlar. 
]]>
İdrarda Bol Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/idrarda-bol-bakteri.html Thu, 22 Nov 2018 09:55:29 +0000 İdrarda Bol Bakteri, İdrarda bakteri görülmesi çoğu zaman zararsızdır. Ancak bakteri değerinin fazla görülmesi durumlarda dikkate alınmalıdır. İdrar normalde ve çoğu zaman steril olmasına rağmen bu durum çeşitli kişilerd İdrarda Bol Bakteri, İdrarda bakteri görülmesi çoğu zaman zararsızdır. Ancak bakteri değerinin fazla görülmesi durumlarda dikkate alınmalıdır. İdrar normalde ve çoğu zaman steril olmasına rağmen bu durum çeşitli kişilerde farklılık da gösterebilmektedir. İdrarda bol bakteri oluşumlarının çoğu zaman sebebi idrar yolunun iltihaplı olmasıdır. 

Belirtisi ise; sık sık idrara çıkma, idrar çıkışı esnasında yanma hissetme, karın altında ağrı hissedilmesi ve idrarının tamamının yapılamaması durumudur. İlk bulgulardan sonra doktor, idrar kültürü yapmalı ve buna neden olan bazı etken maddelerin bulunmasında da yapılması gerekeni yapmalıdır. Bunları yaptıktan sonra çıkan sonuca göre tedavi şekli uygulamalıdır. 

İdrara bol bakteri nasıl tedavi edilir

Bol bol su içmek, tüketilen bol miktardaki su bakterilerin dışarı atılmasında önemli bir etkendir. Diğer bir çözüm; idrar geldiğinde hemen idrarı yapma ihtiyacını gidermek ve bunu yaparken de hepsini yaptığından emin olmak. Tuvalet temizliğine önem verilmek, cinsel ilişkiye girmeden önce ve girdikten sonra idrar ihtiyacını gidermek ve cinsel ilişkide korunmak önemli faktörlerdendir. Kişi bunlara dikkat ettiği sürece bakteri riski onun için sorun olmaktan çıkar.
]]>
Gebelikte İdrarda Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/gebelikte-idrarda-bakteri.html Fri, 23 Nov 2018 05:50:24 +0000 Gebelikte İdrarda Bakteri; Gebelik sırasında idrarda bakteri bulunması enfeksiyon belirtisidir ve genellikle kendini idrar yaparken yanma hissiyle belli eder. Yanma hissi bazen hafif bazen de şiddetli olabilir. İdrar kötü kokulu ve bul Gebelikte İdrarda Bakteri; Gebelik sırasında idrarda bakteri bulunması enfeksiyon belirtisidir ve genellikle kendini idrar yaparken yanma hissiyle belli eder. Yanma hissi bazen hafif bazen de şiddetli olabilir. İdrar kötü kokulu ve bulanık renklidir. Bakteriler genel olarak mesanede toplanmışsa sistit olarak adlandırılır fakat erken fark edilmezse üst idrar yollarını ve böbrekleri de etkiler. İdrar yollarında bakteri oluşma nedenlerinden en önemlisi umuma açık yerlerdeki tuvaletleri kullanmak ve iç çamaşırı temizliğine önem vermemektir. Bakteriler dışarıdan bulaşır ve idrar kanalları yoluyla mesaneye ulaşarak burada çoğalırlar. İdrarda bakteri görülmesi bebeği etkilemez fakat bakteriler üst idrar yollarını ve böbrekleri etkilemeden önce tedavi olmak şarttır. Böbreklere ulaşan bakteriler besinlerin geri emilimini azaltarak bebeğin de beslenmesini etkiler. Ayırca hamilelik sırasında tedavi edilmeyen gebelikte idrardaki bakteriler zaman içinde böbrek iltihabına dönüşürler. Bu da hem anne için hem de bebek için büyük bir tehdittir. Erken müdahale edilmezse erken doğuma yol açabilir. 

Gebelikte idrarda bakteri
oluşumunu arttıran bir sebep değildir ama gebe kadınlar mesaneye baskı arttığı için daha çok idrara çıkma ihtiyacı hissetmesi ve tuvaleti daha çok kullanması gebelikte idrarda bakteri görülme olasılığını arttırır. Bu yüzden gebelik döneminde iç çamaşırının günlük olarak değiştirilmesi, çamaşırın nemli kalmamasına özen gösterilmesi ve umuma açık alanların tuvaletlerinden uzak durulması riski azaltır. 

Gebelikte idrarda bakteri tedavisi

Bakterinin türü ve yaygınlık alanına göre doktorunuz antibiyotik tedavisi, baskılayıcı tedavi ya da hastanede yatmayı da içeren serum tedavisi verecektir. Doktorla karşılıklı iletişim bu dönemde önemlidir. İlaçların uygun kullanılmaması bebeğe zarar vererek tedavi sürecini uzatabilir. Tedavisi kolay bir rahatsızlıktır. Hamile kadınların yüzde 10'u gebelikleri sırasında idrarda bakteri görülmesi yüzünden tedavi olurlar. Antibiyotik tedavisi sırasında bol bol yoğurt yemek doktorlar tarafından önerilmektedir. Bakteriler şekerden beslendikleri için şekerli gıdalardan uzak durmak en iyisidir. Pamuklu iç çamaşırı kullanmaya özen gösterilmeli ve hatta iç çamaşırlar ütülenmelidir. 
]]>
İdrar Tahlilinde Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/idrar-tahlilinde-bakteri.html Fri, 23 Nov 2018 12:32:39 +0000 İdrar Tahlilinde Bakteri; İdrarda normalde bakteri yoktur. Ama birçok insanın idrarında az da olsa bakteri bulunmaktadır. Bu durum zararsızdır. Ancak bazı durumlar ve idrarda bakteri sayısının fazla olduğu hallerde durum değ İdrar Tahlilinde Bakteri; İdrarda normalde bakteri yoktur. Ama birçok insanın idrarında az da olsa bakteri bulunmaktadır. Bu durum zararsızdır. Ancak bazı durumlar ve idrarda bakteri sayısının fazla olduğu hallerde durum değişebilir.

İdrarda Bakteri Belirtileri; En çok görülen belirtiler idrar yaparken ve sonrasında ortaya çıkan yanma hissidir..
İdrarda diğer bakteri belirtileri, sık idrara çıkma, karnın alt kısmında ağrı veya şişlik hissi, bulanık ve ağır kokulu idrar dır.

İdrarda Bakteri Değerleri; İdrarda bakteri sayısı 105 CFU dan büyük ise fazla olarak değerlendirilir ve başka belirtilere yol açması mümkündür.
103 CFU dan küçük olursa herhangi bir sorunla karşılaşılmaz.
Bu değerler hamilelik, yaş, cinsiyet gibi etkenlere göre hekim tarafından farklı değerlendirmelere tabi tutulmaktadır.

İdrar Tahlilinde Bakteri Neden Olur
İdrarda bakteri sayısı fazla olması durumda  ilk akla gelen neden idrar yolu iltihapları olmaktadır. İdrarın çıkış yeri (üretra), idrar torbası iltihabı (sistit), kanal iltihapları ve nadiren böbrek iltihapları idrarda bakteri oluşmasına neden olabilir.
Bu iltihaplar idrar yollarının daha kısa olmasından dolayı kadınlarda daha sık görülür.
Korunmasız cinsel ilişki kurulması ve tuvalet temizliğine dikkat edilmemesi idrar yolu iltihaplarında en sık rastlanan iki nedenidir.

Böbrek Taşı; İdrar yollarında tıkanmalara sebep olan böbrek taşları idrarda bakteri çıkmasına neden olur. Tıkanmaya yol açabilecek diğer faktörler aşağıdaki ise Prostat bezi büyümesi ve İdrar yolu tümörleri

Diğer Nedenler; Herhangi bir vücut iltihabından dolayı kan dolaşımında bakteriler mevcut olabilir. Bu bakteriler nadiren de olsa idrara karışabilir.
İdrar testi için kullanılan idrar tüplerinde de idrarda bakteriye neden olabilir.

İdrar Tahlilinde Bakteri Tedavisi;

İdrarda bakteri sayısı az ise aşağıdaki önlemleri almak bile yeterli düzeyde etkiyi sağlayabilir;
  • Bol bol su içilmesi bakterilerin idrar yolundan kolayca atılmasını sağlar.
  • İdrarınızı bekletmeyin. Tuvalete gittiğinizde idrarınızı tamamen boşalttığınızdan emin olun.
  • Tuvalet temizliğine özen gösterilmesi. Kadınlar tuvalet kağıdını önden arkaya doğru kullanmalıdırlar.
  • Cinsel ilişkide korunmaya önem verilmesi gerekmektedir.
  • Cinsel ilişki öncesi ve sonrasında idrara çıkılması önemlidir.
Antibiyotik Tedavisi; İdrarda bakteri sayısı yüksek olan insanlarda uygulanan en yaygın tedavi yöntemlerinden biridir.

Özel Durumlar; İdrarda bakteri miktarı  az ise ve herhangi bir belirtiye neden olmuyorsa genellikle özel bir tedavi gerektirmez. 
Fakat aşağıdaki şartları taşıyan insanlarda ise antibiyotik önerilebilir;
  • Hamileler
  • Ameliyata girecek olanlar
  • Şeker hastaları
]]>
Hamilelikte İdrarda Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/hamilelikte-idrarda-bakteri.html Fri, 23 Nov 2018 18:52:31 +0000 Hamilelikte İdrarda Bakteri görülmesi idrar yolu enfeksiyonunun en bariz belirtisidir. İdrar yolundaki enfeksiyonları hamilelikte en sık görülen enfeksiyon türüdür. Kadınların %50’si hayatları boyunca en az bir defa idrar yolu Hamilelikte İdrarda Bakteri görülmesi idrar yolu enfeksiyonunun en bariz belirtisidir. İdrar yolundaki enfeksiyonları hamilelikte en sık görülen enfeksiyon türüdür. Kadınların %50’si hayatları boyunca en az bir defa idrar yolu enfeksiyonu geçirir. Bunlar basit bir idrar yolu enfeksiyonu olabileceği gibi, idrar torbası iltihabı yani sistit ya da böbrek iltihabı gibi ciddi enfeksiyonlar olabilir ve erken doğum, düşük doğum ağırlığı gibi bebeği etkileyebilecek komplikasyonlara neden olabilir. Yapılan çalışmalar enfeksiyonların yeni doğan bebeğin motor ve mental gelişimi üzerine de olumsuz etkiler gösterebileceğini ortaya koymuştur.

Hamilelikte İdrarda Bakteri Neden Artar

Gebelikte mekanik ve hormonal nedenlerin yol açtığı fizyolojik değişimler yüzünden idrar yolu enfeksiyonu riski artar. Erken dönemde progesteron hormonu etkisiyle, geç dönemde ise büyüyen rahimin baskısıyla idrar yolları genişler. İdrar torbasının yetersiz boşalması sebebiyle de idrarın bir kısmı burada kalır ve bakteri üremesine zemin hazırlar.

Hamilelikte İdrarda Bakteri Belirtileri 

İdrara sık çıkma, idrar yaparken yanma, idrardan kan gelmesi, böğürde ağrı, idrar torbasında ağrı, idrarda koku, ateş, bulantı, kusma,  gibi şikayetler antenatal polikliniğine başvurup idrar tahlili ve kültür yaptırmayı gerektirir. Bazı durumlarda bu belirtilerin hiç biri olmayabilir. Buna Asemptomatik bakteriüri yani idrarda belirti vermeyen bakteri varlığı denmektedir.

Asemptomatik bakteriüri nedir Nasıl teşhis edilir

Hamilelikte İdrarda Bakteri varlığına ait lokal veya sistemik herhangi belirtisi olmayan hastada, 24 saat arayla alınan 2 orta akım idrar örneğinin 1 ml’sinde aynı bakteri grubu 100.000 koloni oluşturan birim ya da daha fazla üremişse Asemptomatik bakteriüri tanısı konur. Bu bir enfeksiyon değildir ancak uygun şartlar altında enfeksiyona dönüşebilecek bir durumdur ve mutlaka saptanarak tedavi edilmesi önerilmektedir. Bu teşhis için idrar kültürü yeterlidir. Kültürün tetkik sonucuna göre antibiyotik tedavisi başlar.

Bütün hamilelerin ilk muayenesinde idrar kültürü ile taranması önerilmektedir. Eğer gereken tedavi yapılmazsa enfeksiyon böbrek iltihabına kadar ilerleyebilir ve bu durumda erken doğum riski yükselir. İdrar yolu enfeksiyonu geçirip antibiyotik kullamayan annelerin bebeklerinde, antibiyotik kullananlara göre %24, hiç enfeksiyonu olmayanlara göre ise %35 oranında daha fazla zeka geriliği ortaya çıkmaktadır.

Tedavide Dikkat Edilmesi Gerekenler

Güvenli antibiyotiklerle 3-7 günlük tedavi asemptomatik bakteriürinin ileri enfeksiyona ilerlemesi %80-90 azaltılabilir. Hamilelikte en çok kullanılan antibiyotikler; Sefaleksin, Amoksisilin ve Nitrofurantoin içerirlerdir. Tedavi sonunda mutlaka tekrar idrar kültürü yapılmalı, her ay tekrarlanmalıdır. Şikayetleri tekrar eden ya da geçmeyen hastalara idame tedavisi verilir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda mutlaka doğumsal idrar yolları anomalileri için ileri tetkikler yapılmalıdır.

Hamilelikte İdrarda Bakteri oluşmasına karşı dikkat edilmesi gerekenler;
  • Günde en az 6-8 bardak sıvı tüketilmeli, şekerli sıvılardan kaçınılmalı.
  • Multivitamin kullanarak vücut direnci arttırılmalı.
  • Mümkün oldukça sık tuvalete gidilmeli, idrarın tamamen boşatılmasına çalışılmalı.
  • Cinsel ilişki öncesi ve sonrası tuvalet ihtiyacı giderilmeli.
  • Tuvaletten sonra genital bölge iyi temizlenmeli, yıkama önden arkaya doğru yapılmalı, ıslak bırakılmamalı.
]]>
Anaerobik Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/anaerobik-bakteri.html Sat, 24 Nov 2018 10:25:23 +0000 Anaerobik Bakteri, bakterilerin az veya hiç oksijen olmayan yerlerde yetişen bakteri türüdür.Anaerobik bakteriler, kötü kokulara, cerahatlara, abse oluşumuna ve doku yıkımına sebep olur. Genellikle ağız içinde gastrointestinal s Anaerobik Bakteri, bakterilerin az veya hiç oksijen olmayan yerlerde yetişen bakteri türüdür.Anaerobik bakteriler, kötü kokulara, cerahatlara, abse oluşumuna ve doku yıkımına sebep olur. Genellikle ağız içinde gastrointestinal sistemde ve cilt üzerinde oluşurlar. Ağız içinde diş enfeksiyonlarına neden olurken, cilt veya bağırsak duvarında yaralanmaya ve bu bakteriler bir yandan da büyüyüp enfeksiyona neden olurlar.

Anaerobik bakteriler, kulak, boğaz, sinüs, diş etleri, çene, kök pnömonide enfeksiyona ve akciğerde, akciğer absesine neden olup akciğer astar enfeksiyonuna neden olur. Karında da enfeksiyon oluşumu meydana gelebilir. Apandisitte de bu bakterinin varlığı olabilir. Ciltte ısırık ve yara enfeksiyonları sonrası kangrene sebep olur.

Eğer diş etleriniz de kanama,ağrı ve kötü ağız kokusuna maruz iseniz bu bakterinin ağzınızda olma olasılığı oldukça yüksektir. Boğaz enfeksiyonlarında belirtileri, kötü nefes, boğaz ağrısı, boğulma hissi ve herhangi bir yiyecek tükettiğinizde ağzınızda bıraktığı kötü tattır. Ayrıca açık yaralarda iltihaplanan yara titremeye, yüksek ateşe ve en sonunda ölüme sebep olabilir.


]]>
Bakteri Morfolojisi https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-morfolojisi.html Sun, 25 Nov 2018 01:22:04 +0000 Bakteri morfolojisi: Bakteriler prokaryotik bir yapıya sahiptirler. Hücrelerinin yapıları dışarıdan içe doğru; hücre duvarı, sitoplazma, çekirdekten oluşur. Bir kısım bakteri hücrelerinde kapsül, kirpik ve piluslar yer Bakteri morfolojisi: Bakteriler prokaryotik bir yapıya sahiptirler. Hücrelerinin yapıları dışarıdan içe doğru; hücre duvarı, sitoplazma, çekirdekten oluşur. Bir kısım bakteri hücrelerinde kapsül, kirpik ve piluslar yer alabilir. Spor oluşumu vardır.

Hücre duvarı ve zarı: Hücreyi dış etkenlerden koruyan hücre duvarı dirençli olup hücre zarını çevreler. Hücrelerin zarı yarı geçirgen yapıda olduğundan dayanıksızdır. Hücre zarı bir kısım yerlerde sitoplazmaya doğru girintiler oluşturur, bu oluşumlara mezozom denir. Mezozom bakterilerin bölünmesinde görev alırlar.

Sitoplazma: Jele benzer bir yapıdadır. Yüksek osmotik basınca sahiptir. Ribozom vardır. Ribozom bakterilere gerekli olan proteinlerin enzim yeridir.

Çekirdek: Hücrenin orta bölümünde yumak halkalar yapan çift iplikli bir DNA molekülünden ibaret bir kromozom vardır.

Diğer oluşumlar:

Kapsül: Bir kısım bakterilerde bulunur sert ve jelatinli yapıdadır. Bakterileri fagositoz’a karşı korur. 

Kirpikler: bir kısım bakterilerde bulunur. Protein yapısında hareket organıdır. 

Pilus: Bakterilerin yapışmasını ve tutunmasını sağlar. Bu sayede bakteri beslenir.

Bakterilerin mikroskobik morfolojileri:

Başlıca bakteri şekilleri

Yuvarlak biçimli bakteriler: Yuvarlak biçimde görülen bakterilere, çoğunlukla kok ismi verilmektedir. Çapları, ortalama, 0.8-1.5 mikrometredir. Koklar, yuvarlak biçimlerde olmalarına karşın bazı türlerde morfolojik değişikliklere rastlanılmaktadır. Mum alevi, yumurta, kahve çekirdeği, fasulye veya  lanset benzeri formlara sıkça rastlanmaktadır.

Bireysel koklar, üreme fazında, ortadan bölünme stillerine göre, yan yana gelerek ya da gruplar oluşturarak değişik morfolojik biçimler oluşturmaktadırlar. Bunlar, adlandırılmalarında ve tanınmalarında da yardımcı olurlar. Diplokok, streptokok, stafilokok, sarsina ve tetrakok formları vardır.

Çomak biçimindeki bakteriler:

Çomak formundaki bakteriler silindirik ya da buna yakın bir görtüye sahip olduklarından boyları enlerinden daha uzundur. Genelde 0,5-1 mikrometre eninde 1-5 mikrometre boyundadırlar. Bu değerler cins ve türlere göre değişiklik gösterebileceği gibi, aynı tür mikroorganizma kültürünün farklı üreme fazlarında da çeşitlilikler meydana gelebilir. Zincir şeklinde ve uç uca dizilebilirler. Bu şekil streptobasil olarak adlandırılır.

Sarmal Biçimli Bakteriler: Sarmal bakterilerin vücutları yumuşak ya da sert olabildiği gibi, bazıları sadece bir kıvrımlı iken bir kısmı da 10-15 kıvrımlı olabilmektedir.

Bakterilerin makroskobik morfolojileri  (koloni morfolojisi):

Eğer bir bakteri, uygun bir katı besi yerinde ve uygun şartlarda (süre, ısı, oksijen, rutubet, vs.) üretilirse, az bir zaman içinde gözle görülebilen küme (koloni) ortaya çıkarırlar. Bakteri türleri, kendilerine özel, koku, renk, yapıda ve büyüklükte  koloniler meydana getirirler. Bir kolonide milyonlarca ya da milyarlarca mikroorganizma bulunabilmektedir. 

]]>
Bakterilerde Konjugasyon https://www.bakteriler.gen.tr/bakterilerde-konjugasyon.html Sun, 25 Nov 2018 08:31:25 +0000 Bakterilerde konjugasyon, hücre temasıyla bakterilerin arasında meydana gelen genetik özellik aktarımıdır. Bu yatay gen transferi mekanizması olarak işler. Genellikle üremenin benzeri olarak değerlendirilse de, burada e Bakterilerde konjugasyon, hücre temasıyla bakterilerin arasında meydana gelen genetik özellik aktarımıdır. Bu yatay gen transferi mekanizması olarak işler. Genellikle üremenin benzeri olarak değerlendirilse de, burada eşey hücrelerin birleşmesi ve zigot oluşturması bulunmaz. Sadece verici hücreden alıcı hücreye malzeme aktarılmaktadır. Bakteri konjugasyunu olması için, verici olan bakterinin konjugatif olması yani hareket ettirilebilir genetik unsurun olması gerekir. Bu genellikle konjugatif plazmit olur. Bunların çoğu alıcı hücredeki benzer bir piramidi anlayabilir.

Genetik bilginin aktarıldığı hücreye faydalı olabilir. Hücreye antibiyotik direnci sağlayabilir, ortamdaki besin maddesini sindirecek enzimin sentezlenmesine yardımcı olabilir. Fakat bunlar bakterinin genetik parazitleri şeklinde, konjugasyon ise bu elemanları kendisini yeni konaklara aktarabilmek için evrimleşen mekanizma şeklinde algılayabilir.

Konjugatif plazmidlerin prototipi E plazmidi ya da diğer adıyla F plazmididir.   Bakteri kromozomuna entegre olurlar. Kendisinin oriT denilen ikileşme merkezi vardır. Bir bakteride entegre olan ya da serbest bulunan tek F plazmidi bulunabilir. Buna F pozitif denmektedir. F plazmidi trb ile tra denilen konulara sahiptir. 33 kilo baz çifti uzunluğunda, 40 genden meydana gelirler. Tra konumunda pilin geni ile denetleyici genler olur. Bunlarla F negatif bakterilere bağlanan piluslar meydana gelir.

Bakterilerde Konjugasyon

Bakteri konjugasyon başladığı zaman relaksozom denilen protein kompleksi, transfer merkezi oriT de DNA ya çentik atmaktadır. F plazmid sistemde relaksozom Tral, TraM, TraY ile konak faktörü IHF den oluşmaktadır. T sarmalı transfer olduğunda çift sarmaldan ayrışır, alıcı bakteriyede 5 ucundan 3 ucuna doğru aktarım olur. Geriye kalan sarmal ikileşir, konjukasyonda bağımsız şekilde ya da hep birlikte ikileşmesine benzeyen şekilde gelişmektedir.

F plazmid eğer konak genome entegre olduysa, verici bakterinin kromozom DNA sıyla plazmid DNA sı birlikte aktarılabilir. Kromozomla birlikte DNA miktarının ne kadar aktarıldığı bakterilerin temas ettiği süreye bağlıdır. DNA aktarıldığında rekombinasyon yolu ile alıcı genoma entegre olur.

F plazmidli entegre olmamış hücre kültüründe genellikle 1-2 hücrede plazmid kromozoma entegre olur. Bunlar nadiren görülen kromozomal gen transferinden sorumlu olur. Entegre F plazmidi bakteri suşları izole edilerek saf kültür şeklinde çoğaltılabilir. Bunlar verimli şekilde aktarılırsa, Hfr olarak tanımlanır.


]]>
Gram Pozitif Bakteriler https://www.bakteriler.gen.tr/gram-pozitif-bakteriler.html Sun, 25 Nov 2018 19:46:21 +0000 Gram pozitif bakteriler, gram boyama işleminde geçerek mikroskop altında mor, mavi, siyah renkte olan bakterilerdir. Bu bakteriler gram boyası ile boyandıkları için bu isimle anılırlar. Renklerinin bu şekilde olmasının Gram pozitif bakteriler, gram boyama işleminde geçerek mikroskop altında mor, mavi, siyah renkte olan bakterilerdir. Bu bakteriler gram boyası ile boyandıkları için bu isimle anılırlar. Renklerinin bu şekilde olmasının sebebi bakterilerin hücre duvarlarının kristal viyole iyot karışımını tutması nedeniyledir. Bu bakterilerin hücre duvarı dışında dış zar olmaz. Hücre duvarı kalın olduğundan boya tutma güçleri yüksek olur.

Gram pozitif bakteriler orijinal bakteri sınıflandırmasında Firmikütler şubesini oluşturmaktadır. Bunlar oldukça geniştir. Gram pozitif bakterilerde gram negatif  bakteriler gibi S tabakası denilen zar bulunmaktadır. S katmanı gram pozitiflerde peptidoglikan tabakasına yapışık olur. Bu hücrelerin kendine has özelliği ise, hücre duvarında teyikoik asit olmasıdır. Bu asidin lipit bölümü peptidoglikan tabakasının hücreye birleşimine destek olur.

Gram pozitif bakterilerin karakteristik özellikleri nelerdir

  • Polisakkarit kapsül
  • Sitoplazmik zar
  • Oldukça kalın olan hücre zarı (Peptidoglikan)
  • Filagellum olursa, bunun korunması için iki halka bulunur. Bu gram negatif bakterilerde 4 halka şeklindedir. Bunun nedeni bu bakterilerde bir membran tabakasının olmasıdır.
Gram Pozitif Bakteriler

Şelat yapan ajan şeklinde ve bazılarında yapışmayı sağlayan görevi bulunan lipotekoik asitler ve teikoik asitler vardır. Gram pozitif bakteriler düşük GC ile yüksek GC olarak 2 sınıfa ayrılır. Bu özellik yani düşük ya da yüksek GC canlıda DNA sında bulunan nükleik asitlerden olan G yani guanin ile C yani sitozin oranını gösterir. Canlıda düşük GC olursa, bu canlıdaki genetik kodun sitozin ile guanin açısından fakir olduğunu, timin ile adenin açısından zengin olduğunu gösterir. Bu açıdan gram pozitif bakterilerinin sınıflandırılması ise;

  • Sporlaşmayan düşük GC oranlı gram pozitif bakteriler
  • Endospor meydana getiren düşük GC gram pozitif bakteriler
  • Yüksek GC gram pozitif bakteriler: Propionik ve coryneform asit bakterileri
  • Hücre duvarı bulunmayan düşük GC gram pozitif bakteriler: Mycoplasma
  • Yüksek GC iplikli gram pozitif bakteriler: Actinomycetes
  • Yüksek GC gram pozitif bakteriler: Mycobacterium
]]>
Gram Negatif Bakteriler https://www.bakteriler.gen.tr/gram-negatif-bakteriler.html Mon, 26 Nov 2018 09:59:29 +0000 Gram negatif bakteriler, gram boyama sırasında kristal viyole boyayı tutmayan özellikteki bakterilerdir. Alkolle yıkanan gram pozitif bakterilerde mavi gri renk devam ederken, gram negatif bakterilerde mavi renk kaybolmaktad Gram negatif bakteriler, gram boyama sırasında kristal viyole boyayı tutmayan özellikteki bakterilerdir. Alkolle yıkanan gram pozitif bakterilerde mavi gri renk devam ederken, gram negatif bakterilerde mavi renk kaybolmaktadır. Gram boyamada kristal viyole ardından karşı boya eklenmekte, bu şekilde gram negatif bakteriler kırmızı pembe renge boyanmaktadır. Yapılan bu uygulama gram pozitif ve gram negatif bakterilerin ayrımında oldukça önemlidir. Gram negatif olan bakterilerin çoğu patojendir. Bunların insanlarda hastalık yapma özelliği yüksek olur. Bu gram negatif bakterilerde hücre duvarındaki bazı özelliklerden kaynaklanmaktadır.

Gram negatif bakterilerin özellikleri nelerdir

  • Hücre duvarlarında gram pozitif bakterilere göre daha ince peptidoglikan bulunur.
  • Peptidoglikan tabakası dışında lipopolisakkarit zar bulunmaktadır. 
  • Hücre dış zarda belirli molekülleri geçiren porinler bulunur.
  • Peptidoglikan tabakası ile dış zarın arasında periplazmik boşluk bulunur
  • S katmanı dış zara bağlı olur
  • Flanelle 4 halkalıdır.
  • Teikoik asit ya da lipoteikoik asit bulunmaz.
  • Sitoplazmik zar
Gram Negatif Bakteriler

Gram negatif bakterilerin hücre duvarı daha ince olur. Hücre duvarının sadece % 10 kadarı peptidoglikan maddesinden oluşmaktadır. Dış yüzeylerinde bulunan lipopolisakkarit oldukça yoğundur. Hücre yüzeyi bir kapsülle örtülü olanlarda bu grup bakteridir. Bu lipopolisakkarit maddesinin toksik yapıda olması nedeniyle, daha çok çocuklarda bu bakteriler daha hızlı kana karışmakta ve sepsis rahatsızlığına neden olmaktadır. Bu gruptaki bakterilerin neden olduğu rahatsızlıklarda penisin grubundaki antibiyotiklerde yetersiz kalmaktadır. Bu tür enfeksiyonlarda sefalasporin grubu antibiyotikler daha etkili olmaktadır.

]]>
Anaerob Bakteriler https://www.bakteriler.gen.tr/anaerob-bakteriler.html Mon, 26 Nov 2018 11:16:32 +0000 Anaerob bakteriler, az ya da hiç oksijen olmayan bölgelerde etkili olur. Yani oksijensiz solunum yapabilen bakteri türleridir. Derin yaralarda enfekte olur, iç organlarda etkili olurlar. Anaerob bakteriler enfeksiyonl Anaerob bakteriler, az ya da hiç oksijen olmayan bölgelerde etkili olur. Yani oksijensiz solunum yapabilen bakteri türleridir. Derin yaralarda enfekte olur, iç organlarda etkili olurlar. Anaerob bakteriler enfeksiyonlar sonucu kötü kokulu cerahate neden olur, apse ve doku yıkımına yol açar. Genellikle ağızda, cilt yüzeyinde, gastrointestinal sistemde etkili olurlar. Bu bakteriler botulizm, tetanos gibi hastalıklarda, gazlı kangrende etkili olur. Ağız içinde diş ve diş eti enfeksiyonlarına da yol açarlar. Genellikle ciltte ve bağırsaklarda meydana gelen yaralanmalarda, hastalıklarda ya da cerrahi travmalarda bakteriler ürerler. Çoğunlukla bağışıklık sistemini etkileyen bakteriler, enfeksiyona neden olurlar.

Anaerob Bakteriler

Anaerob bakteriler hangi etkilere neden olur

Bu bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar kulaklarda, boğazda, sinüslerde, diş ve diş etinde, çenede, bademciklerde etkili olur. Bunun dışında akciğerlerde görülen akciğer apsesi, Pnömoni gibi rahatsızlıklara, akciğer bronşlarında rahatsızlığa yol açabilir. Karın içinde apandisit sorunlarında, diyabetik cilt ülserlerinde, yaralarda, kangren, kan enfeksiyonlarında bu bakteriler görülür. Bakteriler şişkinlik, kızarıklık, irinli akıntı gibi etkilere neden olur. Kana karıştığında ateş, titreme ve ölüm gibi etkiler yapabilir. Bu nedenle enfeksiyonlarda Anaerob bakteri tespiti yapıldığında, bunlara uygun antibiyotikli ilaçlarla tedavi uygulanmalıdır.

]]>
Patojen Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/patojen-bakteri.html Tue, 27 Nov 2018 05:41:11 +0000 Patojen bakteri, hastalığa sebep olan ve sıklıkla salgın hastalıkların sorumluları olan bakterilerdir. Örneğin en korkulan hastalıklardan biri olan verem, patojen bakterilerin yol açtığı hastalıklardan biridir. Aslında Patojen bakteri, hastalığa sebep olan ve sıklıkla salgın hastalıkların sorumluları olan bakterilerdir. Örneğin en korkulan hastalıklardan biri olan verem, patojen bakterilerin yol açtığı hastalıklardan biridir. Aslında çoğu bakteri zararsız, hatta yararlıdır. Ancak -4 derece ile 60 derece sıcaklıklarında üreyebilen, patojen bakteri özelliği taşıyan zararlı bakteriler, gıdaların tadını veya kokusunu değiştirmedikleri için, sıklıkla ve kolaylıkla gıda yolu ile alınabilmektedirler. Üstelik hastalık yapma özelliğine sahip olan bakteri sporları, soğutma ve pişirme gibi birçok işleme tabi tutulduklarında bile ölmediklerinden, üremeye devam ederek pek çok kişiye ulaşabilmektedirler.

Örneğin Afrika’da her yıl yaklaşık 2 milyon kişi mycobacterium tuberculosis isimli patojen bakteri yüzünden ölmektedir. Ayrıca her yıl pek çok insan salmonella ve pseudomonas gibi bakteriler yüzünden gıda zehirlenmesi yaşamaktadır. Kronik ishal gibi hastalıkların başlıca nedeni de, yine patojen bakteri olmaktadır.

Başlıca Patojen Bakteri Türleri Nelerdir

En çok görülen ve insan nüfusunu ciddi şekilde tehdit eden patojen bakteri cinslerine örnek vermek gerekirse, E. coli O157:H7, Campylobacter, Salmonella, Clostridium botulinum  sayılabilir. Bu saymış olduğumuz ve diğer patojen bakteri türlerinin çoğu, ısıya dayanıklıdır ve yüksek sıcaklıklarda bile yaşamaya devam etmektedir. Örneğin Staphylococcus toksinleri kaynama sıcaklığında bile ölmemektedir. Bu yüzden uygun koşullarda saklanmayan gıdaları, tüketirken dikkatli olunmalı, koku ve görüntü olarak iyi gözükseler bile tüketildiğinde tehlike yaratabileceği bilinmelidir.

Patojen Bakteri

Patojen Bakterilere Karşı Korunma Yolları

Patojen bakteri sonucu hastalıklara karşı alınabilecek önlemlerin başında, gıdaları uygun şekilde korumak, temizlemek ve tüketmek gelmektedir. Bunun yanı sıra gerekli koşullarda sterilizasyona dikkat etmek ve herhangi bir salgın durumunda önlem almak, etkili yöntemler arasındadır. Ancak bir şekilde bakteri alınmışsa, alınan patojen bakteri tedavisi, uygun antibiyotikler sayesinde mümkün olmaktadır.

Bazı gelişmemiş ülkelerde yaşanan ilaç sıkıntısı ve tedavi eksiklikleri sonucu, halen ölümle sonuçlanan patojen bakteri salgınları olduğu bilinmektedir. Zamanla antibiyotik direnci geliştirebilen ve mutasyona uğrayabilen bakteriler olduğu için, uygun antibiyotiklerle müdahale hayati önem taşımaktadır.

]]>
Fotosentetik Bakteriler https://www.bakteriler.gen.tr/fotosentetik-bakteriler.html Tue, 27 Nov 2018 18:16:59 +0000 Fotosentetik bakteriler, fotosentez yaparak enerji üretirler. Fotosentezde, yeşil pigmenti olan klorofile sahip canlılar, ham madde model H2O (su)  ve CO2 (karbondioksit) veya H2O mahalline H2S veya yalnızca H2 kullanmak suretiyle Fotosentetik bakteriler, fotosentez yaparak enerji üretirler. Fotosentezde, yeşil pigmenti olan klorofile sahip canlılar, ham madde model H2O (su)  ve CO2 (karbondioksit) veya H2O mahalline H2S veya yalnızca H2 kullanmak suretiyle karbonhidratları sentez ederler. Fotosentez, enerjiye gereksinim gösteren tek olaydır. Bu iş amaçlı, klorofil aracılığıyla absorbe edilen güneş ışığının enerjisi harcanmaktadır.

Eğer güneş ışığı mahaline organik maddelerin sentezi amaçlı kimyasal tepkilerden hasıl olan enerji kullanılacak olursa yaşanan bu olaya  " kemosentez " veya  " kimyasentez "  ismi verilmektedir. Birtakım bakteriler, ışık enerjisine gereksinim göstermeden kimyasal enerji ile organik maddeleri sentez ederler. Örneğin azot, kükürt, demir ve hidrojen bakterileri ototrofidirler. Klorofile sahip olmadıkları takdirde kemosentez yardımıyla  yaparlar. Bu biçimde bizzat besinlerini üreten bakterilere kemosentetik bakteriler denir. Kemosentetik bakteriler organik olmayan maddeleri oksitleyerek elde ettikleri kimyasal enerjiyi faydalanarak CO2 ve H2O'dan kendilerine karbonhidratlı besinler yaparlar. Toprakta azot, organik azot bileşikleri nitratlar ve amonyum tuzları şeklinde bulunurlar. Azotlu bileşikler, bakterilerin tarafından, okside edilir ki, bu olaya nitrifikasyon denir. Nitrifikasyon ile azot, bitkilerin kullanabileceği birleşikler haline gelirken elektrik eden kimyevi olaylardan özgür olan enerji de nitrifikasyona neden olan bakteriler aracılığıyla kemosentez amaçlı kullanılır.  

Fotosentetik Bakteriler
Bitkiler bilindiği benzeri havadaki CO2'yi bağlayarak organik bileşikler yapmaktadır. Ama bitkilerin, havada yer alan azot gazını kullanmaları olası değildir. Gelişmeleri oldukça önemli ehemmiyete sahip olan azotu, azotlu bileşikler şeklinde topraktan alırlar. İşte, topraktaki azotun kullanılır duruma gelmesi de kemosentez ile olduğundan, bu durum yardımıyla doğada azot devri tamamlanmış olmaktadır. Fotosentez, klorofil ( kromozomlarda ) taşıyan canlılarda ışık enerjisi faydalanılarak organik fotosentetik organizmalar denir ve bunların kocaman çoğunluğunu bitkiler oluştururlar. Bileşiklerin üretilmesi olayıdır. Bu yöntemle besin üreten canlıların tümüne  fotosentetik organizmalardenir. Işık enerjisinden istifade ederek enerjiyi depolarlar ve organik 'in indirgenmesi ve fakat güneş enerjisiyle gerçekleştirildiğinden fotosentez model anılır.  Bu yöntemle güneşin ışık enerjisi kimyasal enerjiye dönüştürülür ve organik madde sentezi inşa edilmiş olabilir.  bileşikler üretebilirler.  Bitkiler de öbür canlılar benzeri hayati faaliyetleri amaçlı gerekli enerjiyi organik maddelerin kimyasal enerjisinden sağlarlar. Bunun amaçlı de güneş ışığını faydalanarak havanın karbondioksitini indirgeyerek organik besinlerini sentez ederler. Yeryüzündeki her dinamik, metabolizma faaliyetleri amaçlı gerekli olan enerjiyi temelde üç yoldan olanağı sağlar. Fotosentez tek özümleme faaliyetidir ve bu sebeple özümleme veya asimilasyon benzeri tipik isimlerle de anılır. Yapraklar, bitkilerin besin imalat merkezidir. Bitki yapraklarını meydana getiren hücrelerin içerisinde kloroplast olarak bilinen, çok fazla küçük yapılar vardır. Bu yapıların içerisinde bulunan yeşil rengarenk boyar madde olan klorofil maddesinin misyonu ışık yakalamaktır. Kloroplastlar güneş ışınlarını tek panel benzeri toplayıp, kolektör benzeri enerjiye dönüştürerek besin üretirler. Üretilen besin yapraklardan, bitkinin beslenmesi gerekli olan öbür kısımlarına götürülür.  
 
Havadaki karbondioksit, güneş enerjisi faydalanılarak, nişasta ve öbür dik enerjili karbonhidratlara dönüştürülür. Karbon kullanıldıktan ardından meydana çıkan oksijen ise havaya bırakılır. Bitki daha ardından besine gereksinim duyduğunda bu karbonhidratlarda depoladığı enerjiyi kullanır. Bu bitkilerle beslenen canlılarda bitkide yer alan karbonhidratlardan enerji ihtiyaçlarını karşılarlar. Fotosentezle her sene]]> İdrarda Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/idrarda-bakteri.html Wed, 28 Nov 2018 03:01:11 +0000 İdrarda Bakteri, Genel olarak idrar yolu enfeksiyonlarına sebebiyet vermektedir. İdrarda bakteri oluşumunda en fazla görülen belirti idrar sırasında ve idrar sonrasında ortaya çıkan yanma hissi oluşumudur. Yanma hissi hafif İdrarda Bakteri, Genel olarak idrar yolu enfeksiyonlarına sebebiyet vermektedir. İdrarda bakteri oluşumunda en fazla görülen belirti idrar sırasında ve idrar sonrasında ortaya çıkan yanma hissi oluşumudur. Yanma hissi hafif olabilir veya ağrı belirtisiyle birlikte görülebilir. İdrarda bakteri oluşumunun diğer belirtileri ise; sık sık idrara çıkma yada idrara çıkma isteği oluşması, karnın alt bölgesinde rahatsızlık ve şişlik oluşumu hissi, bulanık ve ağır kokulu idrar belirtisidir. Bunlara ek olarak da bayanlarda pelvik bölgede, erkeklerde de rektum bölgesinde ağrılar oluşabilir. İdrar yolunda bakteri enfeksiyonu genel olarak bütün idrar yolu enfeksiyonlarının yaklaşık %95'i idrar yolundan mesane oluşumuna kadar ulaşan bakterilerin neden olduğu bir bakteri türün olmaktadır. İdrar da bakteri oluşumu sadece mesanede belirmesine sistit adı verilmektedir. Fakat, idrarda bakteri oluşumu bazen üriner sisteme bağlı böbrekleri ve üst idrar kanalını etkiler. 

İdrarda bakteri enfeksiyonu, cinsel organın bakterilere maruz kalması sonucunda ve bu bakterilerin idrar aracılığıyla beraber mesaneye ulaşmasıyla oluşur. Bu bakteriler, dışarıda kullanılan bir tuvaletten gelebileceği gibi aşağıdaki durumlar idrarda bakteri enfeksiyonu riskini arttırır.
  • İdrar Yolunda Anormalliklerin Belirmesi: İdrar yolu anormallikleri belirmesiyle dünyaya gelen bebeklerde idrarın, idrar yolunda birikmesiyle idrarda bakteri enfeksiyonu daha sık belirir.
  • İdrar Yolunun Tıkanmasından Kaynaklı İdrarda Bakteri Oluşumu: Prostat büyümesi ve böbrek taşı idrar yolunu tıkamasıyla birlikte, idrarın mesanede kalmasına neden olur. Bu durum idrarda bakteri enfeksiyonu riskini arttırır.
  • Baskılanmış Bağışıklık Sistemi Nedeniyle İdrarda Bakteri: Şeker hastalığı gibi bağışıklık sistemine baskı oluşturan, vücudun bakterilere karşı korunma sistemini azaltan bazı hastalıkların idrarda bakteri enfeksiyonuna yakalanma olasılığını arttırdığı bilinmektedir.
  • İdrar İçin Sonda Kullanma: Hastalık sebebiyle, kendi kendine idrar yapamayan ve bu sebeple sonda kullanan hastalarda idrarda bakteri enfeksiyonları normal kişilere oranla daha fazla görülür.
İdrarda bakteri enfeksiyonu bayanlarda daha fazla görülen ve sürekli olarak devam eden bir sağlık sorunu olmaktadır. Bunun sebebi ise, bayanlarda idrarı mesaneden dışarı taşıyan kanalın erkeklere göre daha kısa olarak belirmesidir. Bunun yanı sıra menopozla beraber düşen östrojen oranı idrar yolunu inceltir ve bölgede bakteri enfeksiyonlarına karşı hassasiyet oluşturur. Gebelik, idrarda bakteri enfeksiyonu riskini arttıran bir durum olmaz fakat bu dönemde yaşanan enfeksiyonlar daha kolay yayılır ve anneye dolayısıyla fetüse zarar oluşturur. Bu nedenden dolayı hamilelik döneminde idrarda bakteri enfeksiyonu belirtileri yaşıyorsanız eğer vakit kaybetmeden doktorunuza görünmeniz gerekir.

İdrarda Bakteri
İdrarda Bakteri Teşhisi ve Tedavisi

Doktorunuz, idrarda bakteri enfeksiyonu olup olmadığınızı anlamak amacıyla bazı testler isteyebilir. Bu testlerin başında idrar testi gelir. Alınan idrar örneği laboratuvarda incelenir ve beyaz kan hücreleri kontrol edilir, kırmızı kan hücreleri kontrol edilir ve bakterilerin kontrolü yapılır. İdrar örneğinin kirlenmemesi amacıyla örnek verilmeden önce genital bölgenin antiseptik bir bezle silinmesi ve idrar örneğinin, idrarın hemen başından değil idrarın ortasından alınması istenir. Laboratuvarda gerçekleşen incelemenin sonucunda idrar örneğiyle idrar kültürü yapılmakta ve idrarda bakteri türü belirlenir. Enfeksiyona sebep olan bakterinin ve bu bakteri için hangi ilacın kullanılması gerektiğinin belirlenebilmesi için idrar kültürü yapılması oldukça önemli olmaktadır. Doktorunuz sürekli oluşum gösteren idrarda bakteri enfeksiyonlarının, idrar yolunda beliren anormalliklere bağlı mı değil mi tespit edebilme]]> Salmonella Bakterisi https://www.bakteriler.gen.tr/salmonella-bakterisi.html Thu, 29 Nov 2018 01:48:32 +0000 Salmonella Bakterisi, İlk kez domuzlarda keşfedilen ve bağırsak enfeksiyonuna neden olan, çubuksu şeklinde bir gram negatif bakteri türüdür. Ayrıca gıda zehirlenmelerinin en yoğun görüldüğü bir grup bakteriye verilen isimdir. Salmonella Bakterisi, İlk kez domuzlarda keşfedilen ve bağırsak enfeksiyonuna neden olan, çubuksu şeklinde bir gram negatif bakteri türüdür. Ayrıca gıda zehirlenmelerinin en yoğun görüldüğü bir grup bakteriye verilen isimdir.

Salmonella bakterisi özellikle kuşlar,diğer hayvanlar ve insanların bağırsaklarında yaşama alanı bulurlar. Salmonella, yaşama alanı bulduktan sonra 12 saat ile 72 saat içerisinde belirtilerini göstermeye başlar. İshal en önemli belirtisi olurken kusma, baş ağrısı, bulantı, yüksek ateş, karın ağrısı da salmonella enfeksiyonunun belirtileri olabilmekte. Bu ishal durumu bazı hastaların doktora başvurmasını gerektirmeden tedavi olurken, bazı kişilerde ise şiddetli olarak hastanın ölümüne yol açabilir. Bu kişilerde salmonella enfeksiyonu bağırsaklardan kan dolaşımına geçerek vücudun diğer bölgelerine yayılır ve antibiyotik tedavisinde geç kalındığında ölüme yol açar. Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, yaşlılar ve bebeklerde erken teşhisi çok önemlidir. Genel olarak hayvan dışkısı ve konta mine gıdalar ( yumurta, kümes hayvanları, meyve suyu, pişmemiş sebze ve meyve, baharatlar, pastörize edilmemiş süt ) sayesinde insanlara bulaşırlar.

Hastalığın tespiti; salmonella enfeksiyonunun tespit edilmesinde dışkı örneği kullanılır. Belirti olarak ishal, bulantı, yüksek ateş, karın ağrısı gibi rahatsızlıklar gözlemlenir.

Hastalığın tedavisi; hasta genel olarak 5-7 gün içerisinde kendiliğinden tedavi olabilirken, bunun yanında sıvı içecekleri tüketmek ve dinlenmek tedaviye yardımcı olan etkenlerdir. İshal ve kusması aşırı görülen bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler, yaşlılar ve bebeklerde damardan sıvı tedavisi gerekmektedir. Salmonella enfeksiyonunu tedavi etmekte kullanılan antibiyotikler ishal süresini artırabilmekte ve hastalığın süresini uzatarak başkalarına bulaşma ve hastalığın tekrar etme olasılığını yükseltebilmektedir.

Salmonella Bakterisi
Hastalıktan korunma yolları; bu enfeksiyonun herhangi bir aşı ile korunması yoktur. Pişmemiş yumurta, çiğ kıyma, pastörize edilmemiş içecekler ve ev yapımı mayonez ve benzeri gıdaları tüketmekten kaçının. Pişmemiş et ve ya kümes hayvanlarına ( kuş, ördek, tavuk, hindi gibi ) temas ettikten sonra ellerinizi ve temas eden yüzeyleri su ve sabun ile defalarca yıkayın. Günlük olarak tükettiğiniz et ve süt ürünlerinin pişiriminin tam olarak yapılmasına dikkat edin. Tam olarak pişirme bakterileri tamamen öldürür. Fakat pişirdiğiniz gıdaların tüm kısımlarının 70°C'ye ulaştığından emin olun. Tam olarak pişirdiğiniz gıdaları çok zaman harcamadan tüketin. Çünkü oda sıcaklığında olan herhangi bir pişmiş gıda, bakteri üretmeye başlar. Pişmiş gıdalarınızın bekleme süresi 5 saatten fazla ise, pişirdiğiniz gıdayı hızlı bir şekilde soğutup 10°C'nin altında saklayın. Bebekler ve yaşlılar için bekletilmemiş gıdalar tercih etmeye çalışın.
]]>
Laktik Asit Bakterileri https://www.bakteriler.gen.tr/laktik-asit-bakterileri.html Thu, 29 Nov 2018 03:09:31 +0000 Laktik Asit Bakterileri, Gıda alanında, rahat ve hızlı bir üretime uygun yöntemler ile besinsel değeri fazla, güvenilir ve bekleme ömrü uzun olan ürünlerin eldesi esas teşkil etmektedir. Fakat tüketicilerin doğal veya bilinen y Laktik Asit Bakterileri, Gıda alanında, rahat ve hızlı bir üretime uygun yöntemler ile besinsel değeri fazla, güvenilir ve bekleme ömrü uzun olan ürünlerin eldesi esas teşkil etmektedir. Fakat tüketicilerin doğal veya bilinen yöntemler ile imal edilen, kimyasal katkı maddesi bulunmayan, sağlık üstünde olumlu etkileri bulunan gıdaları tercih etmesi sebebi ile imal sürecinde doğal olmayan koruyucular kullanılmamaktadır. Günümüzde ise gıda güvenliğinin uluslararası önemini artmasıyla birlikte, sisteme uygun olan doğal gıda koruyucularının kullanılması ve sektörde yer almasına dair çalışmalar hız kazanmıştır. Konuya bu durumdan bakıldığında laktik asit bakterilerinin organik asit, diasetil, asetoin, hidrojen peroksit, reuterin, antifungal peptitler ve bakteriyosinler gibi çok farklı antimikrobiyal bileşikleri oluşturabilme kapasitesine sahip oldukları ve özellikle bu sebeple son 15 senedir doğal gıda koruyucusu olarak kullanımlarının yaygınlaştığı görülmektedir. 

LAB’nin önemli çeşitleri arasında Carnobacterium, Lactobacillus, Lactococcus, Lactosphaera, Leuconostoc, Pediococcus, Streptococcus, Tetragenococcus, Vagococcus ve Weisella yer almaktadır. LAB; aerotolerant anaerob organizmalar biçiminde isimlendirilmektedir. Karbonhidrat metabolizmaları göz önüne bulundurulduğunda homofermantatif ve heterofermantatif olarak iki alt grupta oluşan LAB taksonomisi, uzun senelerden buyana bakterilerin fenotipik özellikleri göz önüne alınarak gerçekleştirilmektedir. Bu değerlendirmeye göre LAB; (i) Thermobacterium, (ii) Streptobacterium ve (iii) Betabacterium biçiminde üç alt grupta bulunmaktadır. Fakat günümüzde oluşan moleküler biyoloji teknikleri sayesinde, fenotip temelli sınıflandırmanın uygun bulunmadığı ileri sürülmektedir. 

Laktik Asit Bakterileri
LAB’nin önemli metabolitlerinden olan ve biyokoruyucular olarak adlandırılan bakteriyosinler, Gram (+) bakterilerce ribozomal olarak sentezlenen, kısmen dar spektrumda bakterisidal aktivite oluşturan, ısıya dayanıklı, küçük yapılı aktif proteinlerdir. Bakteriyosinler, 4 ana grupta bulunmaktadır, bunlar lantibiyotikler (grup I), değiştirilmemiş peptitler (grup II), büyük proteinler (grup III) ve dairesel peptitler (grup IV) biçiminde ismlendirilmektedir. Gıda biyo korumasında bulunan LAB’nin bir çoğunun, lineer (grup Ia), değiştirilmemiş peptitler (grup II) ve dairesel peptitlere (grup IV) ait olduğu bildirilmektedir. Geçmiş senelerde yapılan çalışmalarda bakteriyosinlerin gıda koruyucusu biçiminde oldukça faydalı özellikler bulundurabildikleri net bir biçimde ortaya konmuştur. 

Gıdalara koyucu olarak bakteriyosin takviyesi ile; (i) gıdaların ömrünü uzatılabilmekte, (ii) saklama koşulları uygun olmadığı sıcaklıklarda uygun koruma oluşturmakta, (iii) gıda kökenli patojenlerin besin zinciri ile dağılım riski düşmekte, (iv) gıdalarda bozulmalara neden olan mikroorganizmalar sebebi ile yaşanan ekonomik kayıplar en aza düşürülmekte, (v) kimyasal koruyucuların kullanımları düşürülmekte, (vi) koruma oluşturmak için daha az prosesin uygulanması nedeni ile ürünün organoleptik özellikleri ve besinsel değeri de daha iyi bir şekilde muhafaza edilmektedir. Bununla beraber bakteriyosinlerin kullanımını kısıtlayan faktörler de yer almaktadır. Bu faktörler, dar aktivite spektrumu, kendiliğinden bakteriyojenikliğin kaybı, iii) proteolitik enzimler sebebi ile inaktivasyonu, iv) gıda ortamlarına kültürün zayıf adaptasyonu, v) alçak üretim düzeyi ve vi) bakteriyosine dayanıklı bakterilerin meydana gelmesi ile özetlenebilmektedir. Günümüzde LAB’nin pek çok üyesi bakteriyosin oluşturmakta, antibakteriyel etki Lactobacillus acidophilus tarafından imal edilen acidophilin ve lactocidin, Lactobacillus plantarum tarafından imal edilen lactolin veya Lactococcus lactis tarafından imal edilen nisin gibi antibiyotik ve antibiyotik benzeri maddeler üstünden açıklanabilmektedir. 

İmal edilen bakteriyos]]> Koliform Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/koliform-bakteri.html Fri, 30 Nov 2018 00:04:24 +0000 Koliform Bakteri, suların ve gıdaların sağlığa yararlı olup olmadığını ölçen bakterilerdir. Gram negatif olup, spor oluşturmaz, çubuk şeklindedir ve 48 saat içerisinde laktozdan asit ve gaz üretebilen bir bakteri türüdür. Koliform Bakteri, suların ve gıdaların sağlığa yararlı olup olmadığını ölçen bakterilerdir. Gram negatif olup, spor oluşturmaz, çubuk şeklindedir ve 48 saat içerisinde laktozdan asit ve gaz üretebilen bir bakteri türüdür. Bu bakteri topluluğu, suların kirlenip kirlenmediğini gösteren büyük bir göstergedir. Koliform bakteri grubunun yaşama alanı sıcak kanlı hayvanların bağırsakları olduğu gibi bitki ya da toprakta da bulunabilirler. Doğada ve gıdalarda sıklıkla bulunan bir bakteri türüdür. Bir çok taze sebze ve meyvede bulunabildiği gibi, süt ve süt ürünlerinde, lağım suyu ile beslenmiş gıdalarda yaygın olarak bulunurlar. Bu gıdalardan ve gıdalar sayesinde bulaştırılmış ortamların temizlenmemesinden dolayı da insanlara bulaşa bilmektedirler.

Koliform bakteri tespiti; bu bakteri grubunun tespiti oldukça basit olup, bulunduğu ortamda oransal olarak fazlalık gösterirler. Aynı zamanda bu bakterilerin artışı ve azalışı, o ortamda bulunan ve her türlü hastalığa neden olan bakterilerin varlığı hakkında da bilgi vermektedir. Ayrıca bu bakteriler bulunduğu suyun kalitesini de gösterir. Ancak her koliform bulunan suda patojen vardır demek de yanlış olur. Bununla beraber koliform içermeyen suda patojen yoktur ve bu nedenle rahatlıkla tüketilebilir.

Koliform Bakteri
Fecal koliform bakteri, koliform bakteri suda bulunurken, fecal koliform bakteri de hayvan dışkılarında bulunan bir bakteridir. Kullandığınız suda fecal koliform bakteri bulunması o suya lağım suyu ya da hayvan dışkısının bulaştığının göstergesidir. Bu nedenle sorunun kaynağının bulunup çözülmesi bu bakteriden doğabilecek hastalıkları önlemede çok önemlidir.

Aslında bu konumuzda bizleri doğrudan etkileyen sorun günlük yaşamımızda kullandığımız suların ne kadar güvenli olup olmadığıdır. Günlük yaşantımızda kullandığımız sular sürekli olarak kontrol edilip sağlıklı bir şekilde evlerimizdeki musluklara ulaşmaktadır. Önemli olan yüksek katlı apartmanlarda ve ya kendi yaptırdığımız yüksek hacimli su depolarındaki koliform bakteri bulunup bulunmadığıdır. Bu nedenle herhangi bir depodan tüketilen suların kontrol edilmesi gerekmektedir. Bununla beraber ülkemizde şifalı diye bilinen ve bir çok bölgede bulunan kaynak sularının hiç bir ölçüm yapılmadan tüketilmesi, o kaynak suyundan oluşabilecek tüm hastalıkları da beraberinde getirmesine sebep olur.

Belirtileri; koliform bakterilerinin en yaygın belirtisi ishaldir. Bu bakterilerin bir çoğu zararsızdır ve insanları çoğunlukla hasta etmeyebilirler. Yalnız fecal koliform bakterisi en yaygın bakteridir ve hastalığa neden olabilir. Bu bakterinin belirtisi sizin bağışıklık sisteminizle doğrudan alakalıdır. Sizin bünyenizin alışık olduğu ve bağışıklık geliştirdiği bir bakteriden bir başka kişi rahatsızlıklar yaşayabilirler.
]]>
Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları https://www.bakteriler.gen.tr/bakterilerin-biyoteknolojide-kullanim-alanlari.html Fri, 30 Nov 2018 23:09:37 +0000 Bakterilerin biyoteknolojide kullanım alanları giderek artmaktadır. Son on senede biyokimya, moleküler biyoloji ve bakteriyolojideki ilerlemeler, bakterilerin anti kanser ajan şeklinde kullanımının yanında, anti kanser ilaçla Bakterilerin biyoteknolojide kullanım alanları giderek artmaktadır. Son on senede biyokimya, moleküler biyoloji ve bakteriyolojideki ilerlemeler, bakterilerin anti kanser ajan şeklinde kullanımının yanında, anti kanser ilaçların verilmesinde kemoterapiye hassas ajan ve gen tedavisi amaçlı vektör şeklinde kullanımına denli kullanılabilir çok taraflarını meydana koymuştur,
  
Bu bölgede bilhassa Escherichia coli genleri ve enzimleri, kansere karşın beden haricinde tesirsiz olan ama beden içerisinde çok etkin türlerine dönüşebilen ön - ilaç uygulamalarında bulunmaktadır. Bununla birlikte Pseudomonas ekzotoksinlerine konjuge edilmiş IL-4, doğruca şeklinde malignant beyin urlarına uygulanmış ve normal beyin hücreleri haricindeki hücrelerin IL-4 reseptörlerine dik afinite ile bağlandığı görülmüş ve böylelikle normal beyin dokusuna kayıp vermeden tümörün kocaman bir bölümünün tahrip edildiği saptanmıştır. Bu derleme, birtakım kanser tiplerinin tedavisi amaçlı kullanılan bakteriyel kökenli anti kanser ajanlar üst kısmına odaklanmıştır. Bakterilerin organik maddelerin aktarılmasındaki rolü 19'uncu asrın ortalarına denli anlaşılamamıştır. Bunun Için nazaran insanoğlu önce çağlardan beri mikroorganizmaları gıda (peynir, ekmek, bira, şarap, sirke vs )  kapsamında kullana gelmişlerdir. Son senelerde biyokimya ve moleküler biyolojide ki gelişmeler mikroorganizmaların anti kanser ajan şeklinde bilhassa kanser rehabilitasyonunun omurgasını meydana getiren kimyasal tedavide kullanımını gündeme getirmiştir. Kanser gen rehabilitasyonunda onkolitik ajan olan virüslerin vektör şeklinde tüketimi çok iyi bilinmesine nazaran, bugüne denli bakterilerin anti kanser potansiyeli ile alakalı fazla miktarda denetim yapılmamıştır. İlk defa 1978'de malignant beyin tümörleri amaçlı bakteriler onkolitik ajan şeklinde kullanılmaya başlanmıştır.Yapılan bu çalışmada, sağlık sorunu oluşturmayan Clostridium butyricum M55 sporlarının karotid artere enjeksiyonu yapılmıştır. Bu sporlar beyin urlarına ulaştıktan bir hafta ardından da onkolizis oluştuğu gözlenmiş ve cerrahi şeklinde çıkarılmıştır bir. Alternatif şeklinde, bakteriyoloji ve moleküler biyolojideki gelişmeler, kanser rehabilitasyonunda bakteriyel uygulama alanlarını ve imkanları genişletmiştir.  
Bakterilerin Biyoteknolojide Kullanım Alanları
Antikanser ajan şeklinde mikroorganizmaların kullanım sahaları şunlardır  (Jain Pharma Biotech )  
  •   Onkolitik ajan şeklinde patojenik bakterilerin tüketimi 
  •   Antikanser ilacı mahaline getiren ajanlar şeklinde bakterilerin tüketimi 
  •   Tümörün seçici şeklinde tahribi amaçlı bakteriyel toksinler ve genetik şeklinde modifiye edilmiş bakterilerin tüketimi 
  •   Kanser gen tedavisi amaçlı Vibrio cholerae ve Yersinia enterocolitica'nın bakteriyel vektör şeklinde tüketimi 
  •   Kimyasal Tedavide kansere hassas bakterilerin kullanılmaları 
  •   Birtakım mikrobiyal kökenli enzimlerin kanser kemoterapisinde ilaç şeklinde tüketimi 
Tedavi için genetik şeklinde değişikliğe uğratılmamış patojenik bakterilerin tüketimi arzulanan bir yöntem değildir. Bakterilerin kolay ve emniyetli bir biçimde tedavi metodunda tüketimi amaçlı genetik işlem yapılabileceğine işaret eden mühim veriler vardır. Bakteriyel toksinler de immun tertip edici etki denli ur üst kısmına doğruca gösterişli bir onkolitik ajan şeklinde kullanılabilirler. Bakterilerin genetik şeklinde modifikasyonu,  bakteriyel genomların diziliminin belirlenmesi ile uyumlu duruma gelebilir. Bununla birlikte genetik şeklinde modifiye edilmiş bakteriler antikanser ajana dönüşebilir ve kanser gen rehabilitasyonunun bir bölümünü oluşturabilirler. Genetik şeklinde modifiye edilmiş bakteriler, normal dokulara kayıp vermeden seçici şeklinde tümörün tahribinde önce ajan şeklinde da kullanılabilirler. Biyo-bilişim ve genetik mühendisliği yöntemiyle gelişti]]> Yararlı Bakteriler https://www.bakteriler.gen.tr/yararli-bakteriler.html Sat, 01 Dec 2018 08:07:30 +0000 Yararlı bakteriler hayatımızın birçok yerinde bizlerin yararına olacak görevleri yapmaktadır. Aynı zamanda insan vücudunda yaptıkları görevlerin yanı sıra ekolojik dengeyi de sağlayan yararlı bakteriler bazen insanlar tarafın Yararlı bakteriler hayatımızın birçok yerinde bizlerin yararına olacak görevleri yapmaktadır. Aynı zamanda insan vücudunda yaptıkları görevlerin yanı sıra ekolojik dengeyi de sağlayan yararlı bakteriler bazen insanlar tarafından farkında olmadan öldürülür. Bu durumda hiç beklenmeyen hastalıklar kişileri karşısına çıkarak sorun haline gelmektedir. Bu nedenle bilinmelidir ki yararlı bakterilerin öldürülmemesi insan sağlığı açısından oldukça faydalıdır. İnsan vücudunda en çok bağırsak içerisinde yararlı bakteriler bulunmaktadır. Bu bakteriler bağırsaklar üzerinde yerleşmiş bir şekilde uzun süreler yaşayarak insan vücuduna fayda sağlar. Sağladığı faydalar nedeni ile bu bakterilere kısaca yararlı bakteriler adı verilmektedir. İnsan vücudunda bulunan hücrelerin yaklaşık olarak on katı kadar bakteri bulunmaktadır. Bu bakteriler birçok farklı türlere ayrılmaktadır. Fakat bu bakteriler insanlara herhangi bir zarar vermediği için hatta bu durumun tam tersine bakterilerin insan vücuduna sağladığı faydalar nedeni ile insanlar bu bakterilere yararlı bakteriler adını vermişlerdir. Yapılan tıbbi araştırmalar sonunda insan bağırsaklarının bütün şifreleri çözülmüş ve bu organları insan gözünde bir boru olmaktan çıkarmıştır. Bu durumda içerisinde bulunan bakterilerinde varlığı tespit edilmiştir. 

Faydalı bakteriler aslında insan ilk doğduğunda bağırsaklar içerisinde bulunmaz. Son derece steril olan bu bağırsaklar çok kısa bir süre sonra bu bakterilerle dolar. İlk zamanlar son derece azken zamanla çoğalarak normal bir insan bağırsaklarında bulunan bağırsak sayısına ulaşır. Bu nedenledir ki sezaryen doğum yöntemi le doğan bir bebek ile normal doğan bir bebek arasında son derece büyük farklılıklar görülmektedir. Yararlı bakteriler normal doğum yapmış bir bebekte çok daha hızlı bir şekilde oluşurken sezaryen ile doğmuş bebekte yararlı bakteri oluşumu çok daha yavaş ve fakir bir şekilde gerçekleşmektedir. Bu durum ise normal doğum ile doğmuş bebeğin çok daha dirençli olmasına neden olmaktadır. Bir bebekte yararlı bakterilerin artması için yapılabilecek en etkin yöntem tabi ki bol bol anne sütüdür. Anne sütünün faydalı bakteriler üzerindeki etkisi oldukça büyüktür. Anne sütü vücuttaki tüm durumların dengesini sağladığı gibi bu tür bakterilerin dengesinin de sağlanması kolaylaştırılmaktadır. Bu durumun meydana gelmesine ise anne sütünün rolü bu bakteriler için uygun ortamı sağlamasından dolayı faydası bulunmaktadır. Bu nedenle bir bebek için anne sütü her şeyden daha önem arz etmektedir. 

Yararlı Bakteriler
Faydalı bakterilerin oluşması için yapılacak olan uğraşların yanında birde bu bakterilerin kaybedilmesi durumunda birçok hastalık meydana gelmektedir. Bu nedenle yararlı bakterileri kaybetmemek için uğraşmak gerekmektedir. Aslında insanlar farkında olmadan birçok eylem ile yararlı bakterileri öldürmektedir. Bu durum özellikle kullanılan antibiyotik ilaçlar nedeni ile zarar görmektedir. Bu ilaçlar zararlı bakterilerin ölümünü gerçekleştirirken aynı zamanda yararlı bakterilere de zarar vererek sorunların ortaya çıkması neden olmaktadır. Bunun yanında özellikle çocuklarda görülen dengesiz ve yetersiz beslenme durumları da yararlı bakteriler için büyük tehdit oluşturmaktadır. Düzensiz beslenme sonrasında ortaya çıkan vitaminsizlik gibi durumlarda yararlı bakteriler yaşayamaz. Bazı insanlarda çok büyük takıntı haline gelen hijyen durumları yararlı bakteri sayısının azalmasına neden olmaktadır. Bu nedenle hijyen iyi bir durumdur, fakat unutulmamalıdır ki aşırı hijyen takıntısı iyi gibi görünse de aslında son derece zararlı olacaktır. 
]]>
Bakterilerin Sınıflandırılması https://www.bakteriler.gen.tr/bakterilerin-siniflandirilmasi.html Sun, 02 Dec 2018 03:05:48 +0000 Bakterilerin sınıflandırılması biyoloji alanında oldukça önemli bir durumdur. Sınıflandırılmış olan bakteriler türlerine, şekillerine ve yapılarına göre farklı şekillerde gruplandırılmıştır. Bu sayede s Bakterilerin sınıflandırılması biyoloji alanında oldukça önemli bir durumdur. Sınıflandırılmış olan bakteriler türlerine, şekillerine ve yapılarına göre farklı şekillerde gruplandırılmıştır. Bu sayede sınıflandırılmış olan bakterilerin incelenmesi ve öğretilmesi gibi durumlar çok daha kolay bir şekilde yapılabilmektedir. 

Şekillerine Göre Bakteriler
  •  Küre şeklindeki bakteriler: Bu bakterilerin adı biyolojide "coccus" olarak belirlenmiş ve bu alanda direk bu ismi ile hitap edilmektedir. Coccus bakteri türü hem tek başına hemde toplu bir şekilde bulundukları ortamda yaşayan bakterilerdir. Şekillerinin küre olması bu bakterilerin bakteri sınıflarında ayrı bir sınıf oluşturmasında yeterli olmaktadır. 
  • Çubuk şekilli bakteriler: Bu bakterilerin adı ise biyoloji biliminde "bacillus" olarak bilinmektedir. Bakteri sınıfında sınıfını çubuk şeklinde olmasından alan bu bakteriler son derece zor bir şekilde ortadan kaldırılan ve oldukça inatçı bir türdür. Öyle ki verem hastalığı ya da tifo hastalığı gibi son derece tehlikeli durumların nedeni bu bakterilerdir. 
  • Spiral şekilli bakteriler: Spirillum adı ile biyolojide yer alan bu bakteri yine şekillerine göre sıınıflandırılmış bir bakteri türüdür. Son derece kıvrımlı bir yapısı vardır ve uçlarında iki adet kamçısı bulunur. Çok aşırı tehlike yaratmaz fakat çok fazla çoğaldığında farklı problemleri ortaya çıkarabilir.
  • Virgül şekilli bakteriler: Adı "vibrio" olan bu bakterilerin şekli tahmin edildiği gibi virgül şeklindedir. Günümüzde görülen hastalıklar arasında korea hastalığında çok büyük rol oynamaktadır.

Beslenme Şekillerine Göre Bakteriler             

Ototrof Bakteriler: Ototrof bakteriler kendi arasında fotosentez yapanlar ve kemosentez yapanlar olarak iki farklı gurupta incelenmektedir. Bu bakteriler inorganik maddeler içerisinden organik madde sentezleyen bir özellik gösterebilmektedir. Tabi ki bu bakteriler besinleri sentezlerken iki farklı şekilde sentezlerler.

Bakterilerin Sınıflandırılması
Hetotrof Bakteriler: Hetotrof bakteriler kendi arasında üç ayrı grupta incelenmektedir;
  • Satrofit (çürükçül) bakteriler: Ölü organizmaların ayrıştırılmasında çok önemli rol oynayan bu bakteriler bitki ve organik atıkları besin olarak kullanarak ayrışarak toprağa karışmasını sağlarlar. Ekolojik denge açısından çok büyük görevleri olan bu bakteriler günümüzde yararlı bakteriler olarak bilinmektedir.  
  • Parazit Bakteriler: Bu bakterilerin sindirim enzimleri bulunmamaktadır. Bu nedenle tek başına yaşamaları pek mümkün değildir. Sindirim enzimleri bulunmayan bu bakteriler farklı organizmalar ile birlikte yaşamaktadır. 
  • Mutualist Bakteriller: Bu bakteriler günümüzde birçok önemli hastalığın meydana gelmesine neden olan hastalıkların üzerinde bulunmaktadır. Bu bakterilerde farklı organizmalar olmadan yaşayamadığı için genellikle diğer organizmalar ille birlikte yaşarlar. İnsanlarda ise kalın bağırsak içerisinde son derece çok görülür.

Solunum Şekillerine Göre Bakteriler

Bu bakteriler solunum şekillerine bakarak farklı şekillerde sınıflandırılmıştır. Üç farklı şekilde sınıflandırılmış olan bu bakteriler sırası ile şu  şekilde incelenebilir. 

  • Aerop Bakteriler: Sadece oksijen bulunan ortamlarda yaşarlar ve oksijensiz çok kısa bir sürede yaşamını yitirirler. Bu bakterilerde mezozom bulunur. Aynı zamanda verem hastalığının oluşumunda büyük etkileri vardır.
  • Anaerop Bakteriler: Bu bakteriler ise Oksijen bulunmayan ortamlarda yaşayan be oksijen temasında yaşamını sürdüremeyen bakterilerdir. 
  • Fakültalif Anaerop Bakteriler: Bu gruptaki bakteriler hem oksijenli ortamda hem de oksijensiz ortamda çok rahat bile şekilde yaşayabilirler. Bu özellikleri ile oldukça fa]]> Bakteri Çeşitleri https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-cesitleri.html Sun, 02 Dec 2018 23:47:58 +0000 Bakteri Çeşitleri, Arkeabakteriler, 1970′li yılların sonlarına doğru bulunan arkeabakteriler birçok biyoloğu oldukça şaşırtmıştı, zira bu bakteriler çok ilginç ortamlarda yaşarlar. Örnek vermek gerekirse, Metanojenik Bakteri Çeşitleri, Arkeabakteriler, 1970′li yılların sonlarına doğru bulunan arkeabakteriler birçok biyoloğu oldukça şaşırtmıştı, zira bu bakteriler çok ilginç ortamlarda yaşarlar. Örnek vermek gerekirse, Metanojenik arkea bakteri (methanogenic archaebacteria), anaerobik ortamlarda yaşar ve metabolizmasının sonucu olarak metan üretir. Büyük baş hayvanların karınlarında yaşar, zaten bu cins hayvanların meydana getirdiği bağırsak gazlarından da sorumlu olan bu bakteri cinsidir. 

    Eksi derecede Halofilik arkeabakterile ise tuz seviyesi oldukça yüksek ortamlarda yaşayabilir. Halo Yunanca ‘tuz’ manasına gelmektedir. Termoasidofilik arkeabakteriler ise fazla sıcaklıklara sahip asit gölcüklerinde yaşayabilir ki bu tür yerlerde sıcaklık 100°C’un üstüne, pH ise 2 seviyesinde olabilir. Arkeabakterilerin, ekstrem ortamlara tolere olabildikleri için, hem öbakterilerin hem de ökaryotların atası oldukları bilinmektedir. Öbakteriler, Yunanca eu, iyi, doğru ve bakterion, yani çubuk kelimelerinden gelmiştir. Dünyada fazla ekstrem ortamlar dışında düşünebileceğimiz her yerde vardırlar. 

    Bakterilerin adlandırılması, Bakterilerin bilimsel adları iki kelimeden meydana gelir. İlk kelime cinsini, ikinci kelime ise, türünü gösterir. Bakteriler, biçimleri, kamçı durumları, beslenmeleri ve boyanmaları gibi çeşitli özellikler şeklinde gruplandırılırlar. Biçimlerine göre Bakteriler, Çubuk biçimindeki bakteriler, çubuk biçimdeki bakteriler silindirik yada buna yakın bir şekle sahip olduklarından boyları ve enlerin den daha uzundur. Fakat, bu formları cins ve türlere göre farklılık görülebileceği gibi, aynı cins mikroorganizma kültürünün çeşitli üreme fazlarında da değişiklikler olabilir. Örneğin, E. coli ‘nin logaritmik üreme zamanlarında, çoğunlukla, morfolojik acıdan bir örneklik çok görülmesine karşın, üremenin durma yada mikroorganizmaların ölme zamanına flamentöz formlara veya farklı bireysel biçimlere rastlamak mümkündür. 

    Bakteri Çeşitleri
    Besi yerinin bileşiminin ve diğer çevresel şartlarında bakterilerin morfolojilleri üzerinde etkileri mevcuttur. Yuvarlak olan bakteriler, Bunlar, çomak yada spiral form biçimindeki olanlara oranla, morfolojik olarak, cins yada tür içerisinde daha çok homojenite gösterirler. Çapları, ortalama, 0.8-1.0 mikrometre (µm) arasında farklılık göstermesine karşın, daha küçük (0.4-0.8 mm) yada daha büyük (1.2-2.0 µm) olanları da vardır. Genel olarak bir kaide bulunmamakla beraber, hastalık meydana getiren cinslerin çapları 0.8-1.5 µm. arasında bulunmaktadır. Koklar, her ne kadar, yuvarlak şekilde olmalarına karşın bazı cinslerde morfolojik değişiklikler bulunmaktadır. Coccus bakterileri kendi aralarında gruplara ayrılırlar: Monokok Bakteriler (Coccus): Grup şeklinde olmayan coccus bakterileri vardır. 

    Diplokok Bakteriler (Diplococci): İki adet coccus bakterisinin meydana getirdiği grupları vardır. Örnek olarak bel soğukluğu hastalığına sebep olan Neisseria gonorrhoeae cinsini verebiliriz. Stafilakok Bakteriler (Staphylococci): Coccus bakterilerinin üzüm salkımı biçiminde dizilmeleri neticesinde oluşan grupları içerir. Bu bakteriler parmakta dolama, göz kapağı iltihaplanması gibi hastalıklara neden olurlar. Streptekok Bakteriler (Streptococci): Tıpkı bir zincir biçiminde dizilen coccus bakteri gruplarını içerir. Spiral olanlar bakteriler, Uzun bir eksen çevresinde helezoni biçiminde sarılmış bir vücudu olan, bükülebilir ve uzun eksen çevresinde dönerek hareket edebilirler. 

    Uzunluk, sarmal sayısı ve sarmal yüksekliği cinsler arasında değişiklikler gösterir. Örnek olarak frengi hastalığına sebep olan Treponema pallidum cinsini verebiliriz. Virgül biçiminde olan bakteriler, Flagella'ları ile birlikte virgül şeklini andırırlar. Boyanmalarına göre bakteriler, Gram boyası ile boyandığında mavi ve mor renk veren bakterilere gram (+), kırmızı ve turuncu renk veren]]> Bakteri Hücresi https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-hucresi.html Mon, 03 Dec 2018 09:44:10 +0000 Bakteri hücresi, bakteriler basit canlılar olmalarına rağmen bir çok biyolojik özelliklerden sorumlu çok iyi gelişmiş bir hücre yapısına sahiptir. Bu özelliklerin çoğu sadece bakterilere has özelliklerdir. Bakteriler kendilerin Bakteri hücresi, bakteriler basit canlılar olmalarına rağmen bir çok biyolojik özelliklerden sorumlu çok iyi gelişmiş bir hücre yapısına sahiptir. Bu özelliklerin çoğu sadece bakterilere has özelliklerdir. Bakteriler kendilerinden daha büyük olan canlılara kıyasla daha basit yapıları vardır. Böylelikle canlılarda bulunan bir çok biyokimyasal özelliğin bakterilerde bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bakterilerin en temel yapısal özellikleri şekillerinden oluşur hücrelerin şekilleri bakteriler için özeldir ancak büyüme koşullarına göre farklılık gösterirler. Bazı bakteriler oldukça karmaşık yaşam döngülerine sahiptir çıkıntılar ve uzantılar vardır bazı türler ise yeniden üreme yeteneğine sahiplerdir. Bakteriler ışık mikroskobu altında incelendiğinde farklı şekillerde oldukları gözlemlenmiştir çoğaldıkları ve koloniler oluşturdukları görülmüştür 

    Bakteri Hücresi
    Bakteri hücresi, bakteriler hücre zarfı hücre zarı ve hücre duvarından oluşmuştur diğer organizmalarda olduğu gibi bakteri hücre duvarı bakteriye yapısal bütünlük sağlamaktadır. Bakteriler prokaryot olduklarından zarla çevrili çekirdek mitokondri kloroplast endoplazmik retikulum golgi gibi organelleri yoktur bütün bakterilerin temel organı ribozomdur. DNA RNA canlı hücre zarı bütün bakterilerin temelini oluşturur bunların yanı sıra bütün bakteriler de hücre cansız bir çeperle sarılıdır 
    ]]>
    Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri.html Mon, 03 Dec 2018 10:49:29 +0000 Bakteri, Tek hücreli mikroskobik bir canlıdır türüdür. Bitkilerle hayvanlar sınıfında ayrı bir canlı çeşidine ayrılmaktadır. Doğada, toprakta, havada, suda, bitkilerde, hayvanlarla birlikte insanlarda bakteri tür Bakteri, Tek hücreli mikroskobik bir canlıdır türüdür. Bitkilerle hayvanlar sınıfında ayrı bir canlı çeşidine ayrılmaktadır. Doğada, toprakta, havada, suda, bitkilerde, hayvanlarla birlikte insanlarda bakteri türlerinin birden fazla bulunmasıdır.

    Bakteriler çekirdeksiz ve klorofilsiz 1-6 mikron büyüklüğündeki çıplak gözle görünemeyecek kadar mikron yapıda türlerdir. Bakteriler bölünerek sayılarını artırırlar. Hastalık yapan zararlı bakterilerle beraber  faydalı olan bakteri çeşitleri de mevcuttur. Genel itibariyle bu türler; hastalığa yol açan bakteriler, maya bakterileri, çürütücü bakteriler ve azot bakterileri olarak belirli sınıflara ayrılırlar. Başka canlıların yaşamını devam ettiremediği zaman çok sıcak ortamlarda veya çok yüksek basınç altında yaşamını devam ettirebilirler. Ölü organizmaların yapısını değiştirerek çürütür ve organik maddelerin diğer organizmalarca kullanılır bir hale gelmelerini destek olurlar. Bunlar bakterilerin faydalı kısımlarıdır. Bakteriyologlar 100’den çok bakteri türünün olduğunu söylemektedirler ve bunları şekil, yapı, büyüme, kültür ortamı ve boyanma  türlerine göre ayrılırlar.

    Bakteriyolojik ya da mikroskobik gözlemlere göre bakteriler üç başlık altında incelenir: Koküsler( cocci), basiller(bacillus) ve spiraller( spirillum). Birinci gruba streptokok, stafilokok, pnömokok çeşitlerinden meydana gelir. Bunlar yuvarlak şekilli bakterilerdir. Salmonella, kolibasil vb. türlerin dâhil olduğu ikinci grupta çubuk biçiminde ki bakteriler olarak gruplandırılır. Spiraller ise virgül gibi kıvrık şeklindedir. Leptospira, treponema vb. birer spiral’dir.

    Bakteriler boyama ile de çeşitlere ayrılırlar: Bunlar gram pozitif ve gram negatif türleridir. Uçlarında kamçıya benzer  uç kısımları olan bakteriler gram negatif olanlarıdır. Bazı bakterilerin ayırt edilmesi onların sebep olduğu hastalığı bularak oluşur. Bunu nedenle de bu bakteriler hayvanlara enjekte edilir. Bakteriler yaşam siklusuna ve doğadaki birçok biyolojik olguya katkı sağlamaktadır. Bir bölümü toprak ve suda, bir bölümü başka çeşitlerinin, bitki, hayvan ve insanların iç organlarına bağlı hayatlarını sürdürürler. Sığır, koyun, keçi gibi hayvanlar bitkilerde bulunan selülozu emilimini yapamaz, bu işi sadece bağırsaklarına yaşayan bakterilerin yardımıyla gerçekleştirirler. İnsanın ağız, deri, bağırsak ve cinsel organlarında zararsız veya yararlı fazlaca bakteri bulunmaktadır. Bakteriler peynir, tereyağı, yoğurt, sirke elde edilirken ve bazı antibiyotiklerin yapılmasında büyük önem arz ederler. Ayrıca endüstride aseton, bütil alkol de bakteri fermantasyonu(mayalanma) ile miktarda oluştururlar.

    Bakteri

    Bakterilerin insan için önemi, hastalık yapanlarından dolayı meydana gelir. Hastalık, vücuda giren bakterilerin çeşidi ve fazlalılarıyla organizmanın bağışıklık sistemine bağlıdır. Bakteriler salgıladıkları toksinlerle de hastalığa yakalanma riskini artırırlar. Bu maddeler bakteri tarafından oluşturulması durumunda ekzotoksin diye anılırlar. Bakteri hücresinin yapısında bulunursa endotoksin ismi verilir. Bakteriler çeşitlerine göre vücutta ayrı ayrı yerlere kurulurlar. Stafilokoklar deri ve aknelerde yer alırken, streptokoklar boğazda yaşarlar. Tüberküloz ve zatürree ise akciğerler de bulunan bakteriler yaptığı rahatsızlıklardır.

    Canlıda ya da laboratuar deneyinde, bakterileri öldüren her tür fiziksel ya da kimyasal etkene bakterisit denilmektedir. Uygun mekanlarda, belli sürede yaşayan  mikrop sayısında yok olmaya yol açan antibiyotik, bakterisit antibiyotik olarak bilinir. Penisilin ve streptomisin buna örnek verilebilir. Kimyasal sebeplerle veya serumdaki bazı maddelerin katkısıyla mikrop sitoplâzması fiziksel ve kimyasal bir takım değişikliklere yol açmasıdır. Bakteri erimesine sebep olan bu tür etkenlere bakteriyolizin adı verilir. Mikropların erimesine de bakteriyoliz diye adlandırılır.

    Mikrobiyolojinin bakterileri inceleyen bilin dalına bakteriyoloji adı]]> Bakteri Üremesi https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-uremesi.html Tue, 04 Dec 2018 03:50:30 +0000 Bakteri üremesi, bütün bakterilerin esas üreme şekli bölünerek üremedir. Bölünerek üreme eşeysiz üreme şeklidir su besin maddesi ve sıcaklığın uygun olduğu koşullarda çok hızlı bölünürler, bu bölünme her yirmi dakik Bakteri üremesi, bütün bakterilerin esas üreme şekli bölünerek üremedir. Bölünerek üreme eşeysiz üreme şeklidir su besin maddesi ve sıcaklığın uygun olduğu koşullarda çok hızlı bölünürler, bu bölünme her yirmi dakika da bir gerçekleşir böylece artmaya başlarlar fakat bu artış sürekli değildir. Çünkü zamanla ortam sıcaklığı artar ve karbondioksit birikir besin maddeleri tükenir. Bunlar bakteriler için öldürücü doza ulaşınca artış bozulur ve azalma başlar böylece bakteri populasyonları dengelenmiş olur bakterilerin üreme çeşitlerinden biride sporlanmadır. Bakteri türleri yaşadıkları ortam şartları bozulunca endospor oluşturarak kötü şartları geçirirler. Endospor kalıtım materyalin çok az bir sitoplazma ile beraber sert bir çeperle çevrilmiş halidir ortam şartları normale dönünce çeper çatlar endospor gerçekleşir ve bakteri meydana gelir. Metabolik faaliyetler minumum seviyededir bu şekilde uzun yıllar yaşayabilirler soğuk ve sıcağa karşı dayanıklıdırlar 


    Bakteri Üremesi
    Bakteri üremesi, eşeyli üreme de bir bakteri üreme şeklidir eşeyli üreme sayesinde kalıtsal çeşitlilik artar ve değişen ortamlara uyum sağlama artar. Eşeyli üreme esnasında DNA yapısı farklı olan bakteriler yan yana gelerek aralarında geçici bir köprü oluşturur bu köprü aracılığı ile parçalarını değiştirirler sonra ayrılarak bölünmeye devam ederler. Çok hücreli canlılara göre çok daha farklı bir üreme şeklidir bunlarda gamet oluşumu ve döllenme yoktur bakteriler diğer canlılara göre çok daha kısa zamanda mutasyona uğrarlar. Bakterilerde görülen bu mutasyonlar genellikle zararlı ve öldürücü olmakla beraber bazen olumlu sonuçlarda verebilir 
    ]]>
    Bağırsak Bakterileri https://www.bakteriler.gen.tr/bagirsak-bakterileri.html Tue, 04 Dec 2018 23:23:22 +0000 Bağırsak bakterileri kişilerde çok farklı belirtileri meydana getirerek kişilerin yaşamını derinden etkileyebilen bir durumdur. Bağırsak içerisinde oluşarak hızı bir şekilde büyüme gösteren bağırsak bakterileri kişilerde Bağırsak bakterileri kişilerde çok farklı belirtileri meydana getirerek kişilerin yaşamını derinden etkileyebilen bir durumdur. Bağırsak içerisinde oluşarak hızı bir şekilde büyüme gösteren bağırsak bakterileri kişilerde çok büyük belirtiler göstererek kişiyi istemese de doktora götürebilmektedir. Özellikle insanların bu gibi durumlardan dolayı meydana gelen belirtileri çekindikleri iççin kimselere söyleyememesi nedeni ile bu bakterilerden dolayı ortaya çıkan hastalıklar tam olarak ilerleyene kadar kişiler bu durumdan kimseye bahsetmezler. Bu nedenle bağırsak bakterileri nedeni ile oluşmuş olan hastalıklar genellikle son derece ilerledikten sonra insanlar tarafından kayda alınmaktadır. Bağırsak bakterileri arasında çok önemli bir yeri olan tenya bakterileri en çok görülen bağırsak bakterileri arasında yer almaktadır. Bu bakteriler özellikle çocuklarda olmak üzere birçok insanlarda görülerek kişilerde başta sindirim sistemi olmak üzere birçok sorunu ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde en yaygın bağırsak bakterileri aslında yapılan bazı ilaç tedavileri ile hızlı bir şekilde ortadan kaldırılabilmektedir. Fakat bu gibi problemler için yapılması gereken müdahaleleri kişilerin yapmamasından dolayı bu durum oldukça zor bir hal almaktadır.

    Belirtileri:

    Bağırsak bakterileri kişiler üzerinde en çok kişinin sindirim sisteminde olumsuzluklara neden olarak kimi zaman  kişilerin aşırı hızlı bir şekilde kilo almasına kimi kişilerde de hızlı kilo kayıplarına neden olmaktadır. Kişide bulunan bağırsak bakterileri kişinin iştahının kesilmesine hatta çoğu zaman mide bulantısı gibi problemlere neden olmaktadır. Vücutta görülen bakterilerin gösterdiği genel etkilerden ortak olanı ise tabi ki kişilerde gösterdi yüksek ateş problemidir. Özellikle çocuklarda meydana gelen yüksek ateş problemleri havale sorunlarına neden olmaktadır. 
    Bir diğer bağırsak bakterileri belirtisi ise kişilerde meydana gelen kabızlık problemi ve ishal sorunlarıdır. Bu durum bağırsak bakterileri bulunan tüm insanlarda ortak olarak görülen bir belirtidir. Genellikle karın ağrısı ile birlikte görülen ishal durumu görülen kişilerde bazı tıbbi testler uygulanarak bakterilerin türüne saptanır ve gerekli ilaç tedavileri uygulanır. 
    Bağırsak Bakterileri
    Son olarak yine çok görülen bir belirtiden bahsedecek olur isek bakterilerin bağırsak içerisinde neden olduğu kanamalardır. Bu kanamalar kişilerde genellikle dışkı sırasında fark edilerek kişilerde çok büyük korku durumlarına neden olabilmektedir. Tüm bu belirtilere rağmen unutulmamalıdır ki bağırsak bakterileri her insanda farklı belirtiler gösterebilmektedir.

    Nedenleri:

    Birçok farklı türde görülen bağırsak bakterileri farklı nedenlere bağlı olarak oluşmaktadır. En büyük nedeni tabi ki kişilerin uyup uymadığı hijyen kurallarıdır. Hijyen kurallarının bu tür bakteriler üzerindeki etkisi oldukça büyüktür. Özellikle çiğ yiyeceklerin ve etlerin tüketilmesi ile bağırsakta bakteri oluşumları başlayarak hızlı bir şekilde çoğalma göstermektedir. Bunun yanında bağırsak bakterileri sorununun meydana gelme nedenlerinden biri ise Pastörize edilmeden tüketime sunulan meyve suları ve süt ürünlerinden dolayı meydana gelmektedir. Bu durumda ortaya çıkan bağırsak bakterileri oldukça çok görülen bir nedendir. Bu durumun yanında daha az görülen neden ise yanlış yollardan yapılan cinsel ilişkilerdir. Bu ilişkiler sırasında her iki kişide olumsuz bir şekilde etkilenmektedir. Sizlerde bu gibi problemlerle karşılaşmamak için hijyen kurallarına özen göstererek bazı önlemler alabilirsiniz. Alacağınız küçük önlemler ileride bu gibi sorunların ortaya çıkmasını engelleyerek sizleri birçok uğraştan kurtaracaktır.
    ]]>
    Kanda Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/kanda-bakteri.html Wed, 05 Dec 2018 17:38:48 +0000 Kanda Bakteri; herhangi bir hastalık sırasında mikroorganizmaların geçici olarak kanda bulunmasıdır. Kanda bakteri bulunmasına tıp dilinde septisemi denmektedir. Daha önceden geçirilmiş vücudun herhangi bir yerindeki enf Kanda Bakteri; herhangi bir hastalık sırasında mikroorganizmaların geçici olarak kanda bulunmasıdır. Kanda bakteri bulunmasına tıp dilinde septisemi denmektedir. Daha önceden geçirilmiş vücudun herhangi bir yerindeki enfeksiyonun tedavi edilmemesi ile kana geçmesi ve belirli kan testleri sonucu kanda bakterilerin görülmesi olayıdır. Bakteriler vücuda çeşitli yollardan girebilir. 

    Kanda Bakteri görülmesi şu sebeplerden olabilmektedir; 

    • Deri üzerinde oluşmuş bir yaradan mikrop kapma sonucu vücutta enfeksiyon oluşması
    • Vücutta herhangi bir bölge de apse oluşması ve iltihabın kana karışması
    • Ağır geçirilen boğaz enfeksiyonu tonsilit, difteri 
    • Bağırsak iltihabı tifo gibi
    • Akciğer enfeksiyonu
    • İdrar yolu enfeksiyonları
    • Diş çekimi sonrası oluşabilecek enfeksiyon.
    Kanda BakteriKanda bakteri görülmesi durumu tedavi edilmez ise sonuçları ağır olabilmektedir. Bütün bir vücuda yayılan ağır bir vaka dır. Normalde kanımızda ki akyuvarlar kandaki bakterilere karşı koyarlar, fakat bazı durumlarda kandaki akyuvarları aşarak tüm vücuda yayılabilirler. Bu durum ya başka bir hastalıktan dolayı zayıf düşmüş bir bedende yada sağlıklı bir kişide güçlü bir organizmanın vücuda girmesi olabilir. Kanda bakteri kişide ateş, şok, ayakta duramayacak kadar halsizlik, aniden tansiyonun düşmesi gibi belirtilerle kendini göstermektedir. Bütün bakteri enfeksiyonlarında antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Kanda bakteri görüldüğü zaman tedavi doktor gözetiminde yapılır. Hastalığın seyrine göre kişi gerekirse hastaneye yatırıla bilinir.  Kanda bakteri bebek ve küçük çocuklarda, yaşlılarda, alkoliklerde, uyuşturucu bağımlılarında, şeker hastalarında, kanser hastalarında daha dirençli ve belirtileri daha şiddetli bir şekilde görülebilmektedir.
    ]]>
    Bakterilerin Özellikleri https://www.bakteriler.gen.tr/bakterilerin-ozellikleri.html Wed, 05 Dec 2018 17:58:59 +0000 Bakterilerin özellikleri, bakteriler çok değişik ortamlarda yaşamlarını sürdürebilirler modern alemine ait canlılardır prokaryot hücre yapısına sahiptir n kromozomludur tüm genetik yapısına genom denir iki çeşit nükleik asi Bakterilerin özellikleri, bakteriler çok değişik ortamlarda yaşamlarını sürdürebilirler modern alemine ait canlılardır prokaryot hücre yapısına sahiptir n kromozomludur tüm genetik yapısına genom denir iki çeşit nükleik asit bulunur bakterilerin hücre zarı ve sitoplazması vardır sitoplazmalarında protein ve enzim sentezlemek için ribozomlar bulunur. Bakterilerin sitoplazmaların da yüzde doksan oranında su bulunur hücre zarının üzerinde hücre duvarı bulundurur bu duvar bitki hücrelerinde olduğunu gibi selüloz özellikte değildir bazı bakteri hücrelerinin üzerinde kapsül ve zarf bulundurur bakteriler sitoplazmalarında yağ protein ve glikojen tanecikleri bulundurur. Oksijenli solunum yapan bakterilerin hücre zarının bir kısmı sitoplazmaya doğru mezozom denilen çıkıntılar oluşturur ve bakterilerin solunum enzimlerinden bir kısmı buranın üzerindedir. 

    Bakterilerin Özellikleri
    Bakterilerin özellikleri, bakteriler uygun olmayan ortamlarda su kaybederek endospor oluşturma özelliğine sahiptir. Bakterilerin kalıtım materyalinin nitelik ve nicelik bakımından uygun olmayan çevre koşullarına karşı koruma sağlar. Şartlar uygun hale gelince kabuk çatlar ve bakteri eski haline gelir. Bakteriler eşeyli ve eşeysiz olarak üreme özelliğine sahiptir. Şekillerine göre boyanmalarına göre solunumlarına göre beslenmelerine göre gruplara ayrılabilirler. 
    ]]>
    Midede Bakteri https://www.bakteriler.gen.tr/midede-bakteri.html Thu, 06 Dec 2018 12:34:37 +0000 Midede bakteri, genellikle insanlarda büyük sorunlara neden olarak kişilerin son derece zarar görmesine neden olmaktadır. Özellikle bu bakterilerin türü bu durumda kişide meydana gelecek olan sorunlar üzerinde çok etkilidir. Eğer Midede bakteri, genellikle insanlarda büyük sorunlara neden olarak kişilerin son derece zarar görmesine neden olmaktadır. Özellikle bu bakterilerin türü bu durumda kişide meydana gelecek olan sorunlar üzerinde çok etkilidir. Eğer bakteriler kolay yok edilebilir türden ise bu durumda kişinin küçük tedavi yöntemlerine başvurarak bu sorunu çözmesi muhtemeldir. Fakat bu bakteriler bazı insanlarda kontrol edilemeyecek türdendir. Bu nedenle kişiler bu durumu bazı tedavilere baş vursalar bile kontrol altında tutamazlar. Midede bakteri tek başına herhangi bir problem oluşturmaz. Fakat bu bakteriler zamanla müdahale edilmediği için hızlı bir şekilde çoğalarak kişide bazı mide hastalıklarına neden olabilmektedir. Özellikle günümüzde çok sık karşılaşılan bir mide hastalığı olan mide ülserleri bu durumlarda verilebilecek en iyi örnekler arasında yer almaktadır. Midede bakteri uzun süreler boyunca kontrol edilmez ve gerekli muayeneler yapılmaz ise bu durumda bu bakteriler iyice çoğalarak mideye yakın diğer organlarda çok büyük hasarlara ve hastalıklara neden olabilmektedir. Özellikle on iki parmak bağırsağı midede bakteri durumunda en çabuk etkilenen organlar arasında yer almaktadır. Bu durumda unutulmamalıdır ki her bakteri hastalığı gibi bu hastalık da kontrol altında tutulmadığında birçok problemi karşınıza çıkaracaktır. 

    Midede bakteri aslında gastrit gibi hastalıklar üzerinde çok büyük rol oynamaktadır. Midede oluşan bakteriler ise genellikle kişinin hijyen kurallarına özen göstermemesi ya da sürekli olarak tükettiği besinlerin türüne bağlı olarak ortaya çıkabilen bir durumdur. Bu nedenle özellikle et ve et ürünlerinin tam olarak pişirilmeden tüketilmesi insanlarda çok büyük sorunların meydana gelmesine neden olmaktadır. Bazen insanlar her ne kadar yemesine, içmesine ya da hijyen kurallarına dikkat etseler bile bu tür hastalıklar kendiliğinden meydana gelmektedir. Özellikle 50-65 yaş arasındaki insanlarda çok fazla görülen bir durumdur. Midede bakteri genellikle midede meydana gelen olumsuz durumlardan oluşarak problem haline gelen bir durumdur. Bu durumda meydana gelen belirtiler kişiyi çok fazla etkilediği için kişi hemen bir doktora giderek sorunu anlatır. 

    Midede Bakteri
    Belirtileri:
    • Midede bakteri sorununun en büyük belirtisi tahmin ettiğiniz gibi mide bulantılarıdır. Özellikle açlık durumunda kişide mide bakterisi var ise bu durum genellikle kişilerde kişi açken meydana gelerek kişide kusma hissinin oluşmasına ve iştah kayıplarına neden olmaktadır. Bu insanlarda en çok iş hayatında sorun haline gelmektedir.
    • Bir diğer belirti ise bazen meydana gelen şiddetli mide ağrılarıdır. Midede bakteri kişide mide hastalıklarının meydana gelmesine neden olarak şiddetli mide ağrılarına yol açabilen bir durumdur. Bu durum kişiye müdahale edilerek gerekli tedaviler yapılmadıkça çok daha artış gösterebilmektedir. 
    • Midede kronik olarak görülen mide yaralarının nedeni midede bakteri sorunudur. Midede ki bakteriler midenin bir noktasında hızlı bir çoğalma göstererek sorunlara neden olmaktadır. Bu sorunlar ise genellikle midede yara oluşturarak ortaya çıkar. 
    • Son olarak bu durumun en büyük belirtileri arasında yer alan sindirim bozukluklarıdır. Midedeki sindirimin dengesinin bozulmasına ve kimi zaman ishal durumuna kimi zaman ise kişilerde kabızlık probleminin görülmesine neden olan bu durum kesinlikle dikkat edilmesi gereken sorunlar arasında en üst sırada yer almaktadır. 
    ]]>
    Virüsler Ve Bakteriler https://www.bakteriler.gen.tr/virusler-ve-bakteriler.html Thu, 06 Dec 2018 19:49:25 +0000 Virüsler ve bakteriler, virüsler çok küçük mikroorganizmalardır virüsler ilk defa tütün yapraklarında oluşan mozaik hastalığı ile ortaya çıkmıştır virüsler canlılar ile cansızlar arasında geçit teşkil ederler hücrese Virüsler ve bakteriler, virüsler çok küçük mikroorganizmalardır virüsler ilk defa tütün yapraklarında oluşan mozaik hastalığı ile ortaya çıkmıştır virüsler canlılar ile cansızlar arasında geçit teşkil ederler hücresel özelliği olmadığı için sınıflandırmada herhangi bir basamağa konulmaz sitoplazma ve enzim sistemleri yoktur üremeleri için konak hücreye ihtiyaç vardır. Ribozomları yoktur protein sentezleyemez hücrenin içerisinde canlı hücre dışında ise cansızdır. Virüsler kalıtım maddesi taşıdıkları ve konak hücre de çoğalabildikleri için canlılık özelliği gösterirler. Fakat uzun süre hücr dışında cansız özelliği olan kristallenmeyi gerçekleştirdikleri ve uzun yıllar cansız gibi davranabildikleri için cansızlık özelliği gösterirler. Ayrıca mitokondri kloroplast endoplazmik retikulum gibi organelleri yoktur antibiyotik türü ilaçlardan etkilenmezler öldürülmeleri ancak radyasyon yüksek sıcaklık kurutma gibi fiziksel ve kimyasal yollar ile olur. Bakteriler ise prokaryot canlıların en yaygın ve en çok bilinen grubudur bakterilerin bulunmadığı bir yer yoktur en çok organik atıkların bol bulunduğu sularda bulunurlar eksi doksan dereceden artı seksen dereceye kadar kadar yaşayan türleri vardır. Deneysel olarak on yedinci yüzyılda bulunmuştur bakteriler bütün hayatsal olayların gerçekleştiği en basit canlı türüdür. Organelleri yoktur ribozom bütün bakterilerin temel organelidir. Bütün bakteriler de hücre cansız bir çeper ile sarılıdır bazı bakteriler kamçıları ile aktif olarak hareket ederken bazıları ancak pasif olarak hareket eder. Bazı bakteriler de mezozom denilen kıvrımlı bir zar bulunur burada oksijenli solunum enzimleri vardır. 

    Virüsler Ve Bakteriler
    Virüsler ve bakteriler, bakteriler normal bir mikroskop altında görülürken virüsler çok daha küçük oldukları için elektron mikroskoplarında görülebilir bakteriler çok ince delikli filtreden büyüklükleri nedeni ile geçemezken virüsler kolaylık ile geçer. Bakterilerin gelişme çoğalmaları için canlı hücrelere ihtiyaç yoktur. Onlar canlı olmayan maddeler ile büyüyüp ürer. 
    ]]>
    E Coli Bakterisi https://www.bakteriler.gen.tr/e-coli-bakterisi.html Fri, 07 Dec 2018 02:46:23 +0000 E Coli Bakterisi; Bir bakteri cinsi olan Escherichia coli Avusturyalı bir doktor ve enterobacteriaceae ailesine ait bu bakteri cinsini ilk olarak izole eden Thedor von Escherich (1857-1911) tarafından adlandırılmıştır. Bu bakteri c E Coli Bakterisi; Bir bakteri cinsi olan Escherichia coli Avusturyalı bir doktor ve enterobacteriaceae ailesine ait bu bakteri cinsini ilk olarak izole eden Thedor von Escherich (1857-1911) tarafından adlandırılmıştır. Bu bakteri cinsi insanların ve öbür hayvanların bağırsak sistemlerinde yaygın bir biçimde yer almaktadır. Adının okunuşu ve yazılışı zor olduğu için çoğunlukla E.coli olarak belirtilir. E.coli bakterisi vücutta selülozun parçalanmasına ve K vitamininin absorbsiyonuna katkıda bulunmaktadır. Fakat tüm formları bu kadar faydalı değildir. 

    İlk olarak 1982 senesinde belirlenen E. coli O157:H7 formu en kötüsüdür. Ve rotoksin ismi verilen çok kuvvetli bir zehir salgılar ve bu zehir insan böbreğinde, beyninde ve bağırsağında yer alan alıcı hücreler ile bağlanarak bu hücreleri öldürür. Bu alıcı hücreler de her insanda bulunmadığı için herkeste aynı etkiyi göstermez. Bu durumun sebebi bazı insanların ve hayvanların E. coli O157:H7 alınması ile fazla bir şekilde hastalanmasına sebep olurken, bazılarına ise bir şey olmamasını açıklar.

    E. coli O157:H7 çoğunlukla sığırların mide ve bağırsak kanalında yer alan mutant bir bakteri cinsidir. Sığırların et olarak tüketilen kasları bu bakteri cinsini içermez. Fakat enfekte bir sığırın dışkısı ile yada bağırsakları ile temas etmiş olan ete de bulaşma olasılığı vardır. Stres altında kalan sığırların E. coli barındırmaya daha uygun olduğu düşünülse de E. coli bakterisinin nereden geldiği sorusu henüz yanıt bulamamıştır. Çoğunlukla çiftliklerde beslenen sığırlar, otlanma esnasında henüz tam olarak doymamış iken sürünün yemek olmayan kapalı ortamlara toplanması gibi sebeplerden ötürü strese maruz kalmaktadırlar. 

    E Coli Bakterisi

    Dar bölgelerde hayatlarını devam etdirdiklerinde ise birbirlerinin üzerine dışkılarının bulaşmama riski yok denilecek kadar az olmaktadır. Bu sebeple de derilerinin üzerinde pislikler, kümecikler şeklinde bulunmaktadır. Kesim zamanında kesimhaneye gönderilen hayvanlar ilk önce bayıltılıp bir taşıma bandına asılmaktadır ve bu taşıma bandının sağa sola hareketi sırasında, kesilecek hayvanın derisinde bulunan pisliklerin daha önceden kesilmiş bir havyanın etinin üzerine gelerek kontamine etme riski vardır. Bazen de kesilen hayvanlar askıdan pis olan yere düşerek yeteri şekilde temizlenmeden tekrar askıya çıkarılabilmektedir.

    E. coli ile en çok kontamine olan etler çoğunlukla hamburger etleridir. Çünkü normal olarak satın aldığınız hamburgerin eti belki 100 değişik sığırın etinin karması olabilir ve bu kullanılan etler de tahmin edileceği gibi en iyi kalite etler değildir. Çoğunlukla artık süt vermeyen ve yaşlı hayvanların etidir. Bu hayvanlardan birinin bile eti dahi E. coli taşısa, kullanılan öbür tüm hayvanların etleri de proses sırasında bu etle karışacağından kontamine olur ve böyle büyük hacimlerde üretimlerde, kalite kontrol aşamaları her ne kadar sıkı olsa da atlama riski yer almaktadır. Bu sebeple oldukça sık hamburger kaynaklı E. coli zehirlenmesine dair haberler çok fazla karşımıza çıkmaktadır.

    1970’li senelerin sonlarına kadar sebebi tam olarak bilinmeyen bu gizemli hamburger hastalığı artık E.coli zehirlenmesi olarak belirtilmiştir. 1977 senesinde Kanada’da meşhur bir fast food zincirinde satılan hamburgerler rahatsızlıkların oluşmasıyla patlak verdi. Çoğunlukla fazla olan sancılı bir karın ağrısı ve bununla beraber devam eden kanlı ishal hastalığın genel semptomlarıydı. Bazı insanlar önce böbreklerin daha sonra vücuttaki tüm organların fonksiyonlarının sona ermesiyle başlayan ve tedavisi olmayıp ölümcül nitelikte olan hemolitik üremik sendrom sebebiyle yatağa düşüyordu. 

    ]]>
    Bakteri Hastalıkları https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-hastaliklari.html Fri, 07 Dec 2018 16:40:54 +0000 Bakteri hastalıkları, Günümüzde birçok bakteri hastalığı bulunmaktadır. Hatta günümüzde ki hastalıkları yüzde yetmiş beşlik dilimi bakterilerden dolayı meydana gelerek birçok farklı sorunlara neden olmaktadır. Bakteri Bakteri hastalıkları, Günümüzde birçok bakteri hastalığı bulunmaktadır. Hatta günümüzde ki hastalıkları yüzde yetmiş beşlik dilimi bakterilerden dolayı meydana gelerek birçok farklı sorunlara neden olmaktadır. Bakteri hastalıkları diğer hastalıklardan çok farklı bir şekilde kişide problemleri meydana getirmektedir. Tıbbi olarak varlığı kanıtlanmış olan bakteri hastalıkları sayarak bitecek kadar değildir. Fakat bu hastalıklardan bazıları günümüzde gerçekten çok büyük sorunlar haline gelmiş olan ve tıbbi olarak çözümleri olmasına rağmen ortadan kaldırılamayan bakteri hastalıkları bulunmaktadır. Bakteri hastalıklarının en büyük ve en kötü özelliği müdahale edilmediğinde hızla gelişerek daha çok sorun haline gelmesidir. Bu durum özellikle bakterilerin çoğalması için gerekli şartların sağlanmasından sonra çok daha fazla bir şekilde artabilir. Günümüzde ise kişilerin bu tür hastalıkları önemsememesinden dolayı hızla büyüyerek kişilerde daha büyük sorunlara neden olan bir hastalıktır. Bu nedenle unutulmamalıdır ki bu tür hastalıklar kesinlikle çok önemli ve çok tehlikeli olabilmektedir. Sizlerde de bu tür hastalıklar görülüyor ise bu durumda acil bir şekilde doktorunuza görünmenizde fayda vardır. 

    Bakteri hastalıkları 
    • Zatürre: Günümüzde çokça karşılaşılan bu hastalığın temelinde bakteriler önemli rol oynamaktadır. Başlangıcı akciğer üzerinde oluşan bakterilerin çoğalması ile olan bu hastalık zamanla akciğer üzerinde iltihaplanma sorunlarına neden olarak zatürre hastalığını ortaya çıkarmaktadır. Bakteri için gerekli şartları barındıran akciğer bu nedenle kişilerde bulunan bakterilerin hızla büyümesine ve akciğeri ele geçirerek kişiyi ölüme kadar götürmeye neden olabilmektedir. Bu durumda bu bakteri hastalığının son derece tehlikeli olduğu söylenebilir.
    • Soğuk Algınlığı: soğuk algınlığı hemen hemen herkesin her sene ya da her iki senede bir mutlaka yakalandığı bir hastalıktır. Aslında bu hastalığın en büyük nedeni ise bakterilerdir. Solunum yollarına yerleşerek kişiye birçok olumsuz durum yaşatan bu bakteriler, müdahale edilmediğinde hızlı bir şekilde çoğalarak hastalığın ilerlemesine ve kişinin bitkin düşmesine neden olmaktadır. Bu bakteri hastalığında yapılması gereken en etkili yöntem ise tabi ki vücut bağışıklığının güçlenmesi sağlanarak kişilerde bulunana bakterilerin öldürülmesidir. 
    • Kulak hastalıkları: Özellikle orta kulakta ve iç kulakta meydana gelen enfeksiyon sorunlarının da temelinde bakteriler bulunmaktadır. Bakteri hastalıkları arasında çok görülenler arasında bulunan bu durum birçok kişide görülerek birçok olumsuz durumu meydana getiren bir durumdur. Kulak içerisinde birikerek çoğalan bakterilerin neden olduğu bu hastalık bazı tıbbi ilaçların kullanılması ile ortadan kaldırılabilir. 
    • Uçuk: Uçuk hastalığı genellikle kişilerde dudak ve çevresinde görülen bir bakteri hastalığıdır. Genellikle hijyen kurallarına uyulmaması ya da çok tozlu ortamlarda yaşayan kişilerde görülen uçuk problemi de bir bakteri hastalığıdır. Bu durumda yine tıbbi ilaçlar yardımı ile ortadan rahatça kaldırılabilir. 
    • Su çiçeği: Birçok zaman çocuklarda görülen su çiçeği problemi kişilerin hayatı boyunca bir kere yaşadıkları bir sorundur. Önemli ve tehlikeli bir bakteri hastalığı olan su çiçeği kişinin yüzünde farklı kızarıklıklara neden olan bakterilerden dolayı son derece olumsuz durumları meydana getirmektedir.
    Bakteri Hastalıkları
    Genel olarak bakteri hastalıkları çoğalma riski olmasından dolayı çok tehlikeli olabilmektedir. Bu hastalıklar kesinlikle müdahale edilmesi gereken ve son derece önemli hastalıklardır. Aksi durumlarda sorun hızlı bir şekilde büyüyerek tüm vücudu tehdit edecektir. Bakteri hastalıklarının tıptaki tedavisi ise direk olarak tıbbi ilaçlar ile çözüldüğünden büyük operasyonlar gerektirmemektedir. 
    ]]>
    Bakteri İdentifikasyonu https://www.bakteriler.gen.tr/bakteri-identifikasyonu.html Sat, 08 Dec 2018 05:29:02 +0000 Bakteri İdentifikasyonu, Genel anlamı ile baktığımızda bakteri, toprakta, suda ve tüm canlı varlıklarda bulunan, mayalanma ve hastalık oluşumunda rol oynayan, tek hücreli olup, klorofilsiz ve bölünerek çoğalma özelliğ Bakteri İdentifikasyonu, Genel anlamı ile baktığımızda bakteri, toprakta, suda ve tüm canlı varlıklarda bulunan, mayalanma ve hastalık oluşumunda rol oynayan, tek hücreli olup, klorofilsiz ve bölünerek çoğalma özelliğinde olan tek hücreli canlıya verilen isimdir. İdentifikasyon ise, bakterinin tanımı, bakteri türlerinin ve cinsinin belirlenmesine yönelik yapılan çalışmalara verilen isimdir.

    Enfeksiyon hastalıklarının birçoğunda tedavi sürecinin ilk adımlarından biri, patojen mikroorganizmanın kimliğinin tespit edilmesi olmaktadır. Bu kimliğin tespit edilmesine ise, İdentifikasyon denilmektedir. Kimliğin tespit edilmesi işlemleri bakterinin ait olduğu genusun ve özellikli türlerin belirlenmesine kadar sürmektedir.

    Birden fazla biyokimyasal testin birlikte çalıştığı sistemlere manüel İdentifikasyon sistemleri adı verilmektedir. Bilgisayar teknolojisinde yarı ve tam otomatize bakteri tanımlama sistemleri kullanılmaktadır. Otomatize identifikasyonlar ise, diğerlerine göre daha hızlıdır, tekrarlanabilir İdentifikasyon yapma özelliğe sahiptir ve teknik iş gücünü de daha az gerektirmektedir. Bunun yanı sıra, otomatize identifikasyonlar diğerlerine göre daha pahalıya mal olmaktadırlar. Ayrıca, bakteri morfolojisini önceden bilmek gerekmektedir ve biyokimyasal yönden birbirine benzeyen türlerin identifiye edilerek birbirinden ayrılması da otomatize identifikasyonlarda daha zor olmaktadır.

    Bakteri İdentifikasyonu

    Genel olarak sıklıkla kullanılan biyokimyasal testler şunlardır;

    • İndol Testi: İndol, bir benzyl pyrroledir. Aynı zamanda fosforenolpiruvattan sentezlenerek, indolgliserolfosfat’ın aldehite bağlanması sonucunda ortaya çıkan bir hoş kokulu aminoasittir. Bakteriler içinde tryptophanase enzimine sahip olanlar triptofanı ilk olarak deamine, sonra da hidrolize etmekte ve İndol oluşumu sağlanmaktadır. İndol reaksiyona girer ve pozitif sonuç verirse besiyeri parlak ve kırmızı renkte olmaktadır.
    • Hidrojen Sülfit Yapımı: Bazı bakterilerin hidrojen sülfit oluşturma özelliği bulunmaktadır. Bu bakteriler, bunu içinde kükürt bulunan aminoasit ya da farklı sülfatlı bileşikleri kullanarak yapabilmektedir. Bu testte, az karbonhidrat olan ve fazla kükürtlü aminoasit bulunan bir besiyerde, incelenecek olan bakteri üretilmektedir. Bu bakteriler, aminoasitleri kullanmaya zorlanır ve sonucunda hidrojen sülfit oluşması durumunda ise, demirli ya da kurşunlu indikatörler ile test edilir. Sonucun pozitif çıkması durumunda koloni etrafında siyah bir renkleşme görülür.
    • Hemoliz Testi: Bakterilerin hemolitik aktivitesinin var olup olmadığını test etmek için hemoliz testi yapılmaktadır ve bu test için genellikle (aksi istenmediği takdirde) koyun kanı ile yapılmaktadır.
    • Katalaz Testi: Katalaz enzimi genel olarak aerobik ve fakültatif anaerobik mikroorganizmalarda bulunmaktadır. Bu enzim, ortamda bulunan hidrojen peroksiti su ve oksijene ayırmaktadır. Testin sonucunda hava kabarcıklarının görülmesi testin sonucunun pozitif olduğu anlamını taşımaktadır.
    • Koagülaz Testi:  Sitratlı ya da okzalatlı plazmayı koagüle edebilen ve birbirinden çok farklı olan iki bakteri enzimine Koagülaz adı verilmektedir. Koagülaz testinde, incelenmesi gereken bakteriye lamda ve tüpte tüpte tavşan plazması ile muamele edilmektedir. Ve bu plazmada kuagülasyonun olup olmadığına bakılmaktadır.
    • Oksidaz Testi: Bu testin amacı, bakteride Cytochrome C oxydase enziminin var olup olmadığına bakmaktır. 

    ]]>